(2004 S. K. m. 72) (4077 S. K. m. 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının elektrik abonesi olduğunu, satın aldığı taşınmazdaki önceki aboneye ilişkin borçların da kendisinden talep edildiğini ileri sürerek, 7.945 YTL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 s. kanun ile değişik 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Yasanın Amaç başlıklı 2. maddesinde Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiş, kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 s. kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ait bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının (alıcı) davalıya (satıcı) elektrik sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 s. kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 s. kanunun 23. maddesi bu yasanın uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ait olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 1 no.lu bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, 2 no.lu bentte gösterilen nedenle, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden tarafa iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy