(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı müteahhit tarafından yapılmakta olan binadan bağımsız bir bölüm satın aldığını, sözleşme gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, taşınmazın tapusunun da devredildiğini, ancak anahtar tesliminin 30.5.1999 tarihinde yapılması gerekirken yapılmadığını, sözleşme hükümlerine göre gecikmeden dolayı her ay için 1000 Mark gecikme bedeli ödenmesi gerektiğini, taşınmazdaki eksikliklerin giderilmesi için de 3.000.000.000 TL'ye ihtiyaç bulunduğunu ileri sürerek, 3.000.000.000 TL eksiklikler bedeli ile 7.000 Mark gecikme tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının edimlerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini dilemiş, açmış olduğu karşı davada ise, döşenmiş olan seramiklerin davacı tarafından sökülmesi nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, 485.216.000 TL tazminatın karşı dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, eksik işler nedeniyle tazminat talebinin reddine, gecikme tazminatı talebinin kabulüne, 7.000 Markın ödetilmesine, karşı davanın kabulüne, 485.216.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu kanunun amacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde ise alışverişe konu olan mesken amaçlı taşınmaz mallar da bu kanunun kapsamına alınmıştır. Adı geçen kanunun 23. maddesinde de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin usuli bir değişikliktir. Anılan yasada usule ilişkin bu hükmün uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre, bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gereklidir. Bu durumda uyuşmazlık Tüketici Yasası kapsamında olup, Tüketici Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bent gereğince temyiz edilen hükmün BOZULMASINA; 2. bent gereğince bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 22.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy