(818 S. K. m. 19, 248)
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar R. Balıkçıoğlu, M. Balıkçıoğlu ve vekili avukat H. Sümengen ile davacı vekilleri avukat E. Türk ve avukat F. Salih'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, 6.10.1999 tarihli kira sözleşmesi ile davalılara ait 417 (843) parsel nolu 19.704 m2 miktarındaki taşınmazı, aylık 13.000 dolar bedelle, benzinlik, lüzumlu sair hikmet alanları ve servisler yapmak üzere kiraladığını, kiralanan alan üzerinde eskiden beri benzinlik bulunduğunu, ayrıca baraka şeklinde bina ve dükkanların mevcut olduğunu, sözleşme gereğince 19.704 m2'lik alanın tamamen kendilerine teslim edilmesi gerektiği halde davalıların teslimden kaçındıklarını, baraka şeklindeki dükkanları 3. şahıslara kiraya vermek suretiyle davalıların kullandığını, oysa sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen hizmet ve servis alanlarını inşa etmek için bu kısımların da kendilerine teslimi gerektiğini, buralara benzinlik dışında açık oto pazarı, otopark işletmeciliği ve restaurant gerekli etüt çalışmalarını yaptıklarını, teslimden kaçınarak zarara uğramasına neden olduklarını ileri sürerek mecuru bu güne kadar davalıların kullanmaları, bir kısmını 3. kişilere kiraya vererek gelir elde etmeleri, elde etmeyi ihmal ettikleri gelirler ve bu alanı kullanamamış olmaları nedeniyle uğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000 dolar ecrimisil ile mecurun tamamı ile teslim edilen kısım arasındaki orana göre, aylık kira bedelinden 10.000 dolar tenzilat ile Temmuz 2004 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 3.000 dolar olarak uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, kira sözleşmesi ile kiralanan yerin akaryakıt istasyonu olduğunu, 6 yıldır mecuru akaryakıt istasyonu olarak kullanan davacının şimdiye kadar hiçbir muaraza çıkarmadığını, davacının şirket haline gelmeden önce de aynı yerde benzin istasyonunu kiracı olarak kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.7.2004 tarihinden geçerli olmak üzere aylık kiranın 4.750 dolar olarak tespitine, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 4.10.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde Kiralanan:
.. adresindeki (417 nolu kadastro parseli)benzinlik istasyonu, (7.11.1989 tarihinde ifraz görerek parsel numarası 843 olan benzinlik istasyonu) olarak tarif edilmiştir. Özel Şartların 1. maddesinde Taraflar kiralayanların maliki ve hissedarı oldukları eski adı 100.yıl petrol olan benzinliği, kiracıya yap, işlet ve devret prensipleri içersinde kiralamışlardır. 2. maddesinde Benzinlikteki mevcut demirbaşlar dışındaki tesisler kiracıya teslim edilip bu tesislerin yıkım işlemi kiracı tarafından yapılacaktır. 3. maddesinde Mevcut tesislerin yıkımından ve parselin ifrazından sonra kiracı tarafından yapılacak olan plan ve yerleşim düzenine göre 4 adet çiftli benzin pompası, 1 adet jeneratör, 1 adet kompresör, 4 adet yer altı tankı, lift, hava saati, benzinlik binası, ve yıkama servisi inşa edilecektir. Kiracı yapacağı hizmetin şekline göre, gerekirse sair hizmet ve servis için lüzumlu yapıları tesis edecektir. (İçkili lokanta hariç) denilmekte olup devam eden maddelerde kiralayanların bu işlerin yapılması için gerekli yasal prosedür kapsamında vekalet ve izinleri temin edeceği düzenlenmiştir. Davacı sözleşmenin yukarıda açıklanan maddelerine göre kiralanan yerin sadece benzinlik olmadığını, kadastro parseli içinde kalan tüm alanın kira sözleşmesine konu olduğunu iddia etmiştir. Davalı ise sözleşme ile sadece akaryakıt istasyonunu kiraya verdiklerini savunmaktadır. Taraflar arasında en son yapılan sözleşme 6.10.1999 tarihli olup, davacının şirket haline dönüşmeden önce 1.10.1989 başlangıç tarihli 15 yıl süreli sözleşme ile dava konusu yerde kiracı olduğu, anılan sözleşmede de kiralananın Oran yolu no:142 (eski 100.yıl petrol) benzinlik istasyonu olarak gösterildiği hususunda ihtilaf yoktur. Davacı vekili 26.10.2004 tarihli celsede dava konusu taşınmazın 1989 yılından beri kesintisiz olarak kullanıldığını, kullanılan alanın 1989 tarihinden bu yana aynı olduğunu, ancak kira sözleşmesi gereğince kullanılan alanı genişletmek istediklerinde davalıların muvafakat etmediğini bildirmiştir. Kira sözleşmesindeki kiralanan yerin tarifi, özel şartlar başlığı altındaki düzenlemeler, davacının 4.10.1999 tarihinden, ihtar çektiği 4.5.2004 tarihine kadar mecuru teslim aldığı şekli ile kullanması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kira sözleşmesi ile kiralanan yerin
adresindeki benzin istasyonu olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut sözleşmeden, benzin istasyonunun içinde bulunduğu 417 ( yeni 843) parsel nolu taşınmazın tamamının kiralandığı sonucuna varılamaz. Davacının kira sözleşmesine konu benzin istasyonu olarak kullandığı kısımla ilgili bir istemi bulunmadığına göre davanın reddine karar vermek gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 01.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy