(4077 S. K. m. 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, yurt dışında din görevlisi olarak davalının yurda dönüşünde getirdiği Mercedes marka 20.5.1999 tarihinde noter satış sözleşmesi ile 4 434 TL ye satın aldığını, 26.12.2003 tarihinde kaçak gerekçesi ile aracın elinden alındığını ileri sürerek kasko değeri olan 14.239.000.000 TL'nin ile tahsilini istemiştir.
Davalı, aracı kendisinin satmadığını, vekalet verdiği şahısların sattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 14.239.40 YTL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının (satıcı) yasa kapsamında yer alan ticari veya mesleki amaçla davacıya (alıcı) mal sunan gerçek kişi konumunda bulunmadığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı görülmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre Tüketici Mahkemesi görevli değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1 nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 22.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy