(1086 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 5.8.2005 tarihinde iş yerini davalıya 15.000,00 YTL bedelle satarak teslim ettiğini, satış bedeline mahsuben 7.350,00 YTL tahsil ettiğini, bakiye 7.650,00 YTL için davalının, dava dışı Ahmet C. ile Mustafa Ş. adlı şahısların keşidecisi bulunduğu bir bonoyu kendisine verdiğini, bononun vadesinde ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibinden de sonuç alamayınca takipten feragat ederek davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, İzmir Caddesinde bulunan iş yerini davacıdan 8.5.2005 tarihinde boş olarak kiraladığını, kira bedeli dışında bu yerin boş olarak devri karşılığında 15.000,00 YTL hava parası vermek üzere anlaştıklarını, ancak bu anlaşmanın hava parası almanın yasaya aykırı olması sebebiyle batıl olduğunu, hava parası karşılığında borçlanmanın mümkün olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokole göre davacının, 20.8.2005 vadeli senet ile aldığını kabul ettiği satış (devir) bedelini, senedin tahsili için başlattığı takipten vazgeçerek davalı alıcıdan tekrar isteyemeyeceği, zira protokole bağlı borcun tarafların muvafakati ile alının senetle ödendiğinden bahisle davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında düzenlenen Protokoldür başlıklı tarihsiz belgeden, İ. Caddesi, S. sokak 8/2 adresindeki Müşerref Ü. adına olan işyerinin 5.8.2005 tarihinde teslim edilmek üzere 15.000,00 YTL bedelle davalıya devredildiği, 15.000,00 YTL devir bedelinden 7.350,00 YTL alındığı, 7.650,00 YTL'lik kısmı için ise 20.8.2005 tarihine senet olarak verildiğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Protokolde bahsi geçen dava dışı şahısların keşidecisi olduğu senet, icra takibine konulmuş ise de bu takip nedeniyle bir tahsilat yapılamaması üzerine icra takibinden vazgeçildiği icra dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Vaki feragat, alacağın özünden değil, sadece icra takip hukuku anlamında tahsil talebinden feragat mahiyetindedir. Takip hukuku anlamında alacağın tahsilinden vazgeçmek, alacağın özünden vazgeçmek olarak kabul edilemez. Davalı savunmasında borçlandığı bedelin hava parası olduğunu ileri sürmüş ise de bu savunmasını ispatlayacak herhangi bir kanıt gösterememiştir. Öyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy