(1136 S. K. m. 163, 164, Geç. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının vekili sıfatıyla, Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1999/975 E. s. kamulaştırma bedelinin artırılması davasını açıp takip etmekte iken, davalı tarafından 19.7.2002 gününde haksız olarak azledildiğini, Avukatlık Yasası gereğince dava değerinin %15'i ile karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti toplamı üzerinden 20.900.000.000 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 3.000.000.000 TL'nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bazı duruşmalara girmeyerek ara kararlarını yerine getirmediğini, bu sebeple haklı olarak azledildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız olduğu kabul edilerek, 25.7.2005 günlü bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle Avukatlık yasasının 5043 s. Kanun ile değişik 164/4. maddesi gereğince davacının, kamulaştırma davasında hüküm altına alınan 96.663,00 YTL bedel farkının %10'u üzerinden 9.699,30 YTL vekalet ücretine hak kazandığı takdir edilip, taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, 3.000.000.000 TL'nin azil gününden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı avukat tarafından davalının vekili sıfatıyla 14.10.1999 gününde Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1999/975 E. s. kamulaştırma bedelinin artırılması davası açıldığı, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı, hukuki yardımın devam ettiği sırada da davacının davalı tarafından 19.7.2002 gününde vekaletten azledildiği anlaşılmakta olup, mahkemece haksız azil sebebiyle 25.7.2005 günlü bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının, 1136 s. Avukatlık Kanununun, 13.1.2004 tarihli 5043 s. kanunla değişik 164/4. maddesi gereğince, hüküm altına alınan miktarın, takdiren %10'u üzerinden vekalet ücretini talep edebileceği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa ki davacıya ödenmesi gereken vekalet ücretinin tespit edilebilmesi için öncelikle uyuşmazlığa uygulanacak olan Avukatlık Yasası hükümlerinin belirlenmesi zorunludur. Bilindiği üzere, 1136 s. Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 gününde 4467 s. Yasa, 13.1.2004 gününde de 5043 s. Kanun ile değişikliğe uğramıştır. Mahkemece 5043 s. Kanun ile değişikliğe uğrayan Avukatlık Yasası hükümlerine göre karar verilmişse de, 13.1.2004 gününde yürürlüğe giren 5043 s. Kanunun 7. maddesi ile 1136 s. Avukatlık Kanununa eklenen Bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış tüm ihtilaflarda bu yasanın değişik hükümleri uygulanır hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 7.2.2008 gününde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Yasası hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Dava konusu olayda, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi mevcut olmayıp, davacı avukat tarafından 14.10.1999 gününde dava açıldığına, dolayısıyla bu gün itibariyle sözleşme ilişkisi kurulduğuna göre uyuşmazlık, sözleşme gününde yürürlükte olan 1136 s. Kanunun, 4667 s. kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerine göre çözümlenmelidir. 1136 s. Kanunun, 2.5.2001 günlü 4467 s. Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince de, avukat ile müvekkil arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı durumlarda talep edilebilecek vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gerekli olduğundan, mahkemece davacı avukatın, davalıyı vekil olarak temsil ettiği, 14.10.1999 gününde açılan kamulaştırma bedelinin artırılmasına ait dava tarihi itibariyle, davalıya kazandırdığı değer belirlenmek suretiyle, belirlenecek bu değer üzerinden, o tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilecek vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna ayıkırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılan 40,50 YTL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 31.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy