(4760 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 71)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı birleşen davacı avukatı tarafından duruşmalı, davalı birleşen davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat S.D. ile davalı vekili avukat Ü.S.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, ihale sonrası davalı ile yapılan 27.11.2001 tarihli satış sözleşmesi ile toplam 1135 araç satımı için anlaşıldığını, teslimin zamana yayıldığını ve teslim ettikçe faturanın düzenlendiğini, 1.8.2002 tarihinde ÖTV Yasasının çıktığını, bu vergiyi alıcının ödemesi gerektiğini, verginin ilk iki faturaya yansıtıldığını, davalının bunları ödediğini, ancak davalının Maliye Bakanlığından görüş sorduğunu ve sözleşmeye dayanarak vergiden satıcının sorumlu olduğunu bildirerek sonrakileri ödemediği gibi, ödediklerini de alacağından mahsup ettiğini, bunun adil olmadığını, sözleşme tarihinde böyle bir yasa olmadığı için fiyatların ona göre belirlendiğini, ÖTV'nin KDV mahiyetinde bir vergi olup alıcının ödemesinin gerektiğini ileri sürerek birleşen davalarla birlikte ÖTV ile ÖTV'nin KDV'sinin tahsilini istemiş, bilahare verdiği ıslah dilekçesi ile sözleşmedeki edimlerin ifası nedeniyle kendisi aleyhine dengenin aşırı ölçüde bozulduğunu bildirerek uyarlama hukuki sebebine de dayanmıştır.
Davalı, sözleşmenin 8. maddesi gereği vergiden satıcının sorumlu olduğunu, Maliye Bakanlığının da aynı şekilde görüş bildirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, sözleşme tarihinden sonra çıkan yasa uyarınca, ödenmesi gereken ÖTV'nin davalı alıcıya ait olduğunu bildirerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, sözleşmenin 8. maddesi, ihale ve sözleşmeye, taahhüdün tamamının yerine getirilmesine ait bütün vergi, resim ve harçlar ile sözleşme giderleri satıcıya aittir. Yurtiçinden satın alınacak araçlar için ithalatla ilgili her türlü gümrük vergi, resim ve harçlar, fon, sigorta gibi masraflar satıcı tarafından ödenecektir. KDV, alıcıya aittir. hükmünü getirmiştir. Bu durumda, ÖTV satıcıya ait ise de, ÖTV'nin KDV'si alıcıya aittir. Mahkemece, ÖTV'nin KDV'sinden davalının sorumlu olduğu gözetilerek bu kısım talep hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davacı, 2003/624 sayılı birleşen dava ile 595.413.132.856.- TL. için dava açmış, dilekçe davalıya tebliğ edilmeden asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiş; davalı, ıslah dilekçesine verdiği cevapta böyle bir dava daha olduğunu öğrendiklerini, diğer cevap ve itirazlarının bu dava için de geçerli olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Davalı taraf yararına diğer davalar için vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen, 2003/624 sayılı dava yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün 2 nolu bent uyarınca davacı, 3 nolu bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 450 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 29.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy