(818 S. K. m. 520)
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, davalılar ile imzalamış oldukları 7.2.2001 tarihli sözleşme gereğince, dava dışı Belediyenin, taşeronluğunu davalılara verdiği taş, duvar, parke, yol ve kaldırım işlerinin yapım ve onarımını davalılarla birlikte yaptıklarını, bu nedenle toplam hak ediş miktarı olan 53.000.000.000 TL'nin %50'sinin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 23.800.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacılarla aralarında ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davacının dayandığı 7.2.2 001 tarihli belgenin, önceden hazırlanan boşa imzalı teklif mektubunun bir şekilde ele geçirilerek üzerinin doldurulması suretiyle meydana getirilmiş olabileceğini savunarak, davanın reddini Mahkemece, davalı Y. Kardeşler Limitet Şirketinin 3.12.1998 tarihli sirkülerinde T.Y.'ye şirketi temsil yetkisi verilmişse de, üçüncü kişilerle ortaklık yapma konusunda bir yetki verilmediği, ayrıca T.Y. tarafından imzalanan belgenin her iki tarafın imzasını taşımadığından sözleşme niteliğinde de bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların Belediyeye yapımını taahhüt etmiş oldukları taş duvar, parke, yol ve kaldırım işlerini davalılarla birlikte yaptıklarını ileri sürerek hak ediş bedelinin %50'sinin kendisine verilmesini talep etmiş, yazılı delil olarak da, 7.2.2001 tarihli belgeye ve 28.12.2,004 tarihli tutanağa dayanmıştır. Davalılar ise ortaklık ilişkisini inkar etmişlerdir. Taraflar arasında ortaklığa ilişkin her iki tarafın imzası bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince yazılı şekil gerekli olmayıp, adı ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Davacının davada delil olarak dayandığı 28.12.2004 tarihli Tutanak başlıklı belge, Belediye yetkilileri tarafından düzenlenmiş olup, davalıların imzasını taşımadığından davalıları bağlayıcı nitelikte değildir. Davacının dayandığı bir diğer belge olan 7.2.2001 tarihli Taahhütnamedir başlıklı belge ise, davalılardan Y. Kardeşler Limitet Şirketinin yetkili temsilcisi olan T.Y. tarafından şirket kaşesi altına imzalanmış olup, şirkete ait sirküler gereğince T.Y.nin münferiden şirketi temsile yetkili olduğu da anlaşıldığından, davalı Y.Limitet Şirketi, dayanılan bu belge ile bağlıdır. Davalılar her ne kadar dayanılan bu belgenin, boşa imzalı teklif mektubunun davacı tarafından ele geçirilerek üzerinin rızaları dışında doldurulmak suretiyle elde edildiğini savunmuşlarsa da, bu husus ispat edilememiştir. Belgede açıkça, Dılova Belediyesine yapacağımız müteahhitlik işlerinin E. Limitet Şirketi ve Y. Kardeşler Limitet Şirketi yapılan işin hak edişlerinin %50'sine, diğer %50'sine ise şirketlerimize resmi ortak olmayan İ.H.A. arasında bölüşülecektir. Hükmü bulunmakta olup davalılardan Y. Kardeşler Limitet Şirketini bağlayan bu açıklama gereğince, davacı ile adı geçen davalı şirket arasında Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen, davacının gizli ortak olarak yer aldığı, davalı Y. Kardeşler Limitet şirketinin ise dış ilişkide aktif ortak olarak faaliyet gösterdiği iç ortaklık niteliğindeki bir adi ortaklık ilişkisinin meydana geldiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 7.2.2001 tarihli belgenin her iki tarafın imzasını taşımadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy