(1136 S. K. m. 164, Geç. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ile davacı Kemal'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı aleyhine açılan İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/368 esas sayılı dava dosyasında davalının avukatı olarak görev yaptığını, yapılan yargılama sonunda 700.020,00 YTL için davalı lehine davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı ile ücret sözleşmesi düzenlemediklerini, davalının 2002 ve 2003 yıllarında vekalet ücretine mahsuben toplam 4.307,69 YTL ödediğini, davanın müddeabihi olan 700.020,00 YTL üzerinden bakiye ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı avukatı 30.09.2002 tarihinde vekil ettiklerini, yazılı sözleşme yapmadıklarını, davacının müddeabihin %10'u oranında ücret isteyemeyeceğini, aralarındaki vekalet akdinin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Yasası'nın 164/4. maddesi gereğince müdeabihin %5'i oranında ücret istenebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile değişik 164/4. maddesi gereğince davanın kazanılan bölümü üzerinden %10 ücret takdir edilmek ve davacıya ödenen kısım düşülerek bulunan 65.694,30 YTL üzerinden takip yapılabileceği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlar nazara alınarak devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı tarafından, davacı avukatın 30.9.2002 tarihli vekaletname ile avukat olarak görevlendirildiği, davalının aleyhine açılmış bulunan davada davacının davalıyı temsil ettiği, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 701.020,00 YTL için davalı yararına davanın reddine karar verildiği, kararın 29.6.2005 tarihinde kesinleştiği, davalının vekalet ücretine mahsuben 4.307,69 YTL ödemede bulunduğu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı bakiye ücretinin hükmün kesinleştiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükmü gereğince dava değerinin %10'u olarak tahsilini istemiş, mahkemece de 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 Sayılı Yasa ile değişik 164/4 maddesi gereğince ücret belirlenerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki karara dayanak yapılan 5043 Sayılı Yasanın eldeki bütün uyuşmazlıklara uygulanacağını öngören geçici 21. maddesi Anayasa Mahkemesinin 8.2.2008 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. O halde davacının vekalet görevini üstlendiği tarihte yürürlükte bulunan 4667 sayılı Avukatlık Yasasının 164/4 maddesi hükmü gereğince tarafların dava değeri olarak kabul ettiği miktar üzerinden %5-%15 arasında bir ücret takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, fazla alınan harcın iadesine, 13.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy