(2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 706, 994) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Lütfü Uysal gelmiş, savunmasını kendisinin yapacağını söyleyerek beyanını imza etti. Davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, yapılan 8.7.2006 tarihli protokol ile sahibi bulunduğu 5 nolu parseldeki C Blok alt kattaki dükkan hissesini 57.000 YTL'na davalıya sattığını, satış bedelinin 17.000 YTL'na Hyundai araç teslim edildiğini, bakiye bedelin ne şekilde ödeneceğinin bu protokol ile kararlaştırıldığını, tapu devrinin ise daha öncesinde verildiğini aracın resmi devrinin ise verilmediğini, pek çok tamir ve tadilatlar yaptırdığını ileri sürerek, aracın davalıya iadesi ile araç bedeli ve tamirat giderlerinden şimdilik fazla hakları saklı kalarak 6000 YTL'nın sözleşme tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aracı devir almaya yanaşmadığını, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 5 nolu parselde kayıtlı taşınmazdaki davacı hissesinin davalıya 20.2.2006 tarihinde tapuda devrinin yapıldığı, 8.7.2006 tarihindeki protokol ile de bu satışa ilişkin satış bedelinin ve ödeme koşullarının belirlendiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Taraflar arasında tapu devrinden sonra yapılan bu protokole göre; dükkan hissesinin 57.000 YTL'na satıldığı, 17.000 YTL'na mahsuben davalı alıcı adına kayıtlı Hyundai aracın satıcı davacıya teslim edildiği aracın kredi borçlarının ödenip temizlendikten sonra resmi devrinin davacı satıcıya verileceği, 500,00 YTL kapora dışındaki bakiye bedel 39.500 YTL'nin de iki taksit halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmenin resmi biçimde yapılması geçerlilik koşuludur. (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K. 60 maddeleri). Taraflar arasındaki satıma konu dükkan hissesinin tapuda devrinin yapıldığı uyuşmazlık konusu olmadığına göre bu hali ile sonrasında yapılan 8.7.2006 tarihli protokolün bu satışa ilişkin ödeme koşullarını belirleyen sözleşme niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda taşınmaz satımına ilişkin yapılan sözleşme geçerli olduğundan, tarafları için hak ve borçlar doğurur. Yani davacı tapu devrini verdiğine göre satış bedeli karşılıklarını da talebe hakkı vardır. Ancak satış bedelinin 17.000 YTL'na karşılık, davacı satıcıya teslim edilen aracın resmi devrinin verilmediği ve Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi hükmünce araç satımına ilişkin yapılacak sözleşmelerin de resmi biçimde yapılması geçerlilik koşulu olduğuna göre, davacı araç devrinin kendisine verilmesini bu dava ile talep edemez.
Zaten davacı da, aracın resmi devrinin verilmesini değil, aracın davalıya iadesi ile bedeli olarak belirlenen 17.000 YTL'nı ve araç için yaptığını ileri sürdüğü tamirat masraflarını talep etmiştir. Bu durumda geçerli olan taşınmaz satımına ilişkin olarak kararlaştırılan bir kısım satım bedelinin davacı satıcının talebe hakkı vardır. Davacının ayrıca araç için yaptığını ileri sürdüğü zaruri masrafları da davalı yedinde sebepsiz zenginleşme olarak kalacağından ayrıca talebe hakkı vardır. Açıklanan nedenlerle, davacı elinde bulunan protokolde belirtilen aracın davalıya iadesi şartı ile yine protokolde belirtilen araç için belirlenen bedel ile zaruri masrafların tesbiti ile sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yapılan protokolün münhasıra araç satışına ilişkin harici bir satışmış gibi değerlendirme yapılarak davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy