(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar; davalıdan 6.12.2004 tarihinde bir buzdolabı, bir bulaşık makinası, bir fırın ve bir çamaşır makinasını toplam 2.400,00 YTL bedelle taksitle satın aldıklarını ve satış bedeline karşılık 15.6.2005 keşide ve 20.6.2005 tarihli 2.400,00 YTL'lik tek senet imzalayarak davalıya verdiklerini, davalının satın aldıkları ürünlerden sadece; buzdolabı ve bulaşık makinasını teslim ettiğini, diğerlerini teslim etmediğini ve kendilerini oyaladığını, davalının verdiği taksit kartıyla taksitlerle teslim edilen ürünlerin bedeli olan 1.200,00 YTL'yi ödediklerini buna rağmen davalının kötü niyetle senedin tümü için aleyhlerine icra takibi yaptığını iddia ederek, davalıya borçları bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların sundukları taksit kartının eski bir anlaşmaya ait olduğunu geçerliliği olmadığını, dava konusu senetle ilgisi bulunmadığını, davacıların taksit kartını istedikleri gibi doldurabileceklerini bunun kendisini bağlıyamayacağını, davalıların dava konusu senetle ilgili olarak kendisinden 2 adet buzdolabı ve bir adet bulaşık makinası aldıklarını ve bunlarla ilgili olarak fatura düzenleyip bu malları davalılara teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davacıların davalıdan 4 ürün satın aldıkları bunlardan 1.300,00 YTL bedelli 2 ürünün teslim edildiği, 1100.00 YTL bedelli 2 ürünün teslim edilmediği, taksit kartıyla 1200 YTL ödendiği kabul edilerek, davacıların davalıya sadece 100,00 YTL borcu kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların dava konusu icra takibine dayanak yapılan 2400,00 YTL'lik bononun 2300,00 YTL'lik kısmından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delillerden; her ne kadar davacı tarafça kendilerine satıldığını ve ikisinin teslim edilmediğini iddia ettikleri 4 adet ürünün, davacı tarafça bildirilen satış tarihi 6.12.2004'tür. Yine davacıların delil olarak dayandıkları taksit kartındaki ilk ödeme tarihi de 6.12.2004'tür. Bu ödeme 200,00 YTL için olup, sadece bu ödeme karşısında paraf vardır. Taksit kartına göre yapılan diğer ödemelerin bir bölümü davaya konu senedin düzenlenme tarihinden önce olup, ilk ödeme dışındaki hiç bir ödeme karşısında teslim alındığına dair bir imza bulunmamaktadır. Ayrıca taksit kartındaki yazılarında davalı eli mahsulü olduğu kanıtlanmamıştır. Bu durumda taksit kartında mevcut yazıların her zaman, her hangi bir kişi tarafından doldurulmuş olması mümkündür. Buna mukabil davalının icra takibine dayanak yaptığı senedin tanzim tarihi 15.6.2005 vade tarihi ise 20.6.2005'tir. Bu tarihler davacılarında kabulündedir. Davalı dosyaya dava konusu senetle ilgili olarak davacılara sattığını belirttiği 3 ürünün davacı Serdar'ın babasına 15.6.2005 tarihinde teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve fatura ibraz etmiştir. Davalının ibraz ettiği bu belgeler davalının savunmasını doğrulamakta olup, 6.12.2004 tarihinde yapılan satıştan ötürü davacının iddiasına göre taksitle önceden yapılmış ödemeler bulanmasına rağmen, satış bedelinin tamamı için 6 ayı aşkın süre sonra senet tanzim edilip verilmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda davacıların davaya konu icra takibine dayanak yapılan senet yönünden borçlu olmadıklarını kanıtlayamadıklarının kabulü gerekir. Ne var ki davacılar dava dilekçesinde Her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline de dayandıklarından davacılara bu hakları hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu yön ardı edilerek, yazılı şekilde dayanaksız bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy