(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı banka ile kredi kartı sözleşmesi yapmadığı halde kendi kimlik bilgileri kullanılarak hakkında takip yapıldığını ve emekli maaşından kesinti yapıldığını, gerçek borçlunun kendisi ile aynı isim ve soyadı taşısa da, nüfus kütüğü bilgilerinde hanesinde başka kimlik bilgilerinin bulunması nedeniyle, İ. ve H.'den olma 1960 doğumlu Ardeşen-Duygulu Köyü nüfusuna kayıtlı tek Ş. T. olması nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti ile yapılan kesintilerin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile sözleşme yapılmadığını, davacı ile aynı isim ve soyad ile ana-baba adına sahip ancak doğum günü ve kimlik numarası farklı olan gerçek borçlu hakkında takip yapıldığı halde, maaş kesintisi yapılırken sehven icra müdürlüğünce davacının kimlik bilgileri ile haciz ve kesinti yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, yapılan kesintinin davadan sonra iade edilmesi nedeniyle konusuz kalan istirdat davası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, menfi tesbit davası yönünden davanın reddi ile, davacı aleyhine yargılama gideri ile ücreti vekalet takdirine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı banka tarafından İzmir'de oturan İ. ve H.'den olma 6.1.1960 doğumlu Ardeşen-Duygulu Köyü 55 hanede kayıtlı, ...... 4634 rakamları ile biten vatandaşlık numarasına sahip Ş. T. hakkında İzmir 14.icra müdürlüğünün 2005/4089 takip sayılı icra dosyasında 3.5.2005 tarihinde kredi kartı borcu nedeniyle takip yapıldığı, takibe asıl borçlu tarafından kısmi itirazda bulunulduğu, davacı ile kredi kartı sözleşmesi imzalanmadığı ve icra takibi yapılmadığı icra dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Ancak icra müdürlüğünün 9.5.2006 tarihli SSK İzmir Bölge Müdürlüğüne yazılan müzekkerede davacının vatandaşlık numarası ile SSK sicil numarası belirtilerek 1960 doğumlu Ardeşen-Duygulu Köyü 47 hanede kayıtlı İ. ve H.'den olma Ş. T.'a ait kayıtların çıkarılması istenmiş, 16.5.2005 tarihli müzekkeresinde de icra dosyası borç toplamı olarak 17.000 YTL yazılarak bu kimlik bilgilerine sahip kişinin emekli maaşından kesinti yapılmasının talep edilmesi üzerine 19.7.2006 tarihinde 118 YTL kesinti yapılmıştır. Davacı bu kesinti üzerine SSK Rize Müdürlüğüne ve icra dosyasına başvurup durumu izah etmeye çalıştığı halde kesinti yapılması kararından dönülüp, davacıya iade edilmemesi üzerine davacı eldeki davayı açtığına göre, davacının menfi tesbit davası açmakta hukuki yararı vardır. Kaldı ki gerçek borçlunun nüfus cüzdanındaki bilgilerin nüfus kütüğündeki bilgilerle karşılaştırılmasında 55 hanede Y. ve H.'den olma Ş. T. olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre hukuki yararı olan ve dava açılmasına sebebiyet vermeyen davacının menfi tesbit davasının kabulüne ve lehine ücreti vekalet yargılama gideri takdirine karar verilmesi ayrıca dava açıldıktan sonra kesintinin geri ödenmesi nedeniyle de istirdat davası konusuz kalmakla birlikte dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bu hususlarında, davacı lehine ücreti vekalet ve yargılama gideri takdirinde gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 03.05.2007 günü oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy