(2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 12.1.1999 tarihli araç satış sözleşmesi ile 14.500.- Mark bedelle davalıya satmış olduğu araç bedelinin 3.000.- Marklık kısmının ödenmediğini ileri sürerek, alacağının Türk lirası karşılığı olan 2.295.000.000.- TL.'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya satış bedelini ödediğini, sadece 1000.- Mark borcu kaldığını savunarak, davanın reddini dilemiş, davalının 14.4.2003 tarihinde vefat etmesi nedeniyle dava mirasçılarına karşı devam edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ödendiği ispat edilemeyen bakiye satış bedeli 3.000.- Mark'ın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 2.232.075.000.- TL.'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
12.1.1999 tarihli haricen düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davacıya ait aracın davalıların murisine satıldığı sabit olup, davacı 14.500.- Mark olan toplam satış bedelinin 3.000.- Marklık kısmının ödenmediğini ileri sürerek, bu miktarın tahsilini talep etmiştir. Dosyada mevcut olan Ayvalık İlçe Emniyet Müdürlüğünün 20.12.2006 tarihli yazısında, satışa konu 10 YK 393 plakalı aracın 29.12.1997 tarihinde Mustafa adına kayıtlı olduğu, 16.2.2000 tarihinde Arif adına devir işleminin yapıldığı, 9.5.2000 tarihinde de 35 US 073 plaka ile İzmir Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne nakil olarak gittiği belirtilmiş olup, trafik kaydının birkaç kez el değiştirdiği anlaşılmakta ise de, davalıların murisinin adına rastlanmamıştır. Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi gereğince trafikte kayıtlı olan aracın haricen satışı geçersiz olup, geçersiz sözleşme ile alıcı ve satıcı aldıklarını aynı anda ve karşılıklı olarak sebepsiz iktisap kurallarına göre birbirlerine iade ile yükümlüdürler. Davacı, ancak sözleşmenin geçerli olması halinde bakiye satış bedelinin ödetilmesini isteyebilir. Ne var ki haricen düzenlenen sözleşmeden sonra taraflar arasında resmi satış sözleşmesinin yapılıp yapılmadığı veya davalıların murisinin talimatı ile araç kaydının üçüncü kişi adına devredilip devredilmediği, dolayısıyla geçersiz olan sözleşmenin sonradan geçerli hale gelip gelmediği mevcut delilerden anlaşılamadığı gibi, mahkemece de bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Açıklanan hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 12.02.2007 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy