(1136 S. K. m. 40)
Dava: Davacı, 15.10.2001 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği davalının, adına kayıtlı taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle, belediyece ödenen kamulaştırma bedellerinin tamamını tahsil ettiğini ancak kendisine eksik ödeme yaptığını ileri sürerek, 17.052.180.000.-TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 20.05.2002 tarihi itibariyle davacıya ödeme yaptığını, Yasada öngörülen zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: 1- Davalının, davacının vekili olduğu ve davacı adına Belediye tarafından verilen 43.849.890.000.-TL ödeme çekinin 21.05.2002 tarihinde davalı tarafından alındığı tarafların kabulündedir. Davalının zaman aşımı itirazı, mahkemece davalının davacıya tahsil ettiği paradan ödeme yaptığı 20.05.2002 tarihinde davacının tahsilatı öğrendi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 40. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığından, bilirkişi raporu esas alınarak davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Avukatlık Kanunu'nun 40. maddesi iş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak Avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren 5 yıl geçmekle düşer hükmünü getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda 1 yıllık zaman aşımının başlaması için hakkın doğumunun öğrenilmesi gerekir.
Somut olayda davacı 20.05.2002 tarihli ibraname ile davalıyı ibra etmiş ve mahkemece bu tarih zamanaşımının başlangıcı alınmıştır. Ne var ki ibranamenin verildiği tarihte henüz davalı tarafça karşı taraftan tahsilatı yapılmadığı bu nedenle davacıya fiili ödemenin yapılmadığı tahsilatın 21.05.2002 tarihinde yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle ibranamenin gerçek iradeyi göstermediği anlaşıldığı gibi ibranamede davacıya 40.100.-TL. ödendiği belirtilmekte olup davalı ise savunmalarında belediyeden tahsil edilen miktarın 40.200.-TL. olduğunu bunun için vekalet ücreti masraf vs. kesintileri yaptığını, diğer bir deyişle davacıya 40.200.-TL. ödeme yapmadığını kabul etmektedir.
Bu durumdan, ibranamenin düzenlendiği tarih itibariyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığına göre zamanaşımı başlangıcı ibraname tarihi olarak kabulü doğru olmadığı gibi, davacı tarafın davalının yaptığı tahsilatın miktarının ve davacıya ödenmesi gereken miktarın ne olduğunu zararının bu tarihte öğrendiğini göstermez.
Sonuç: Mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin reddi ile işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 06.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy