(1136 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 258)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili ile davacı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait işyerini aylık 1.350.000.000 TL'ye kiraladığını, davalının işyerinin kullanıma hazır hale getirilebilmesi için yapılması gereken tadilat ve tamiratı yapmayı üstlendiğini, ancak davalının bu işleri yapmaya yanaşmaması üzerine kendilerinin yaptığını ileri sürerek 24.113.617.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı kira sözleşmesinde yapılan bazı ilavelere muvafakatinin olmadığını, muvafakati olmadan gerçekleştirilen masrafların istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 20.815.200.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı bu davada davalıdan kiraladığı taşınmaz için yaptığı imalat ve tadilata ilişkin masraflarını talep etmektedir. Dosya kapsamından gerek dava ve gerekse karar tarihinde davacının taşınmazda kiracı olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki kiracı olduğu taşınmazda imalat ve tadilattan dolayı masraf yapan kiracı şahıs, kiralananda bulunduğu sürece bu masrafları isteme hakkına sahip değildir. Davacı da dava tarihinde taşınmazda kiracı olarak bulunduğuna ve sözleşmenin de feshedildiği iddia edilmediğine göre eldeki dava için dava şartının oluştuğundan bahsedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek henüz dava şartı oluşmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 21.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy