(1136 S. K. m. 163)
Dava: Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ile davacı vekili avukat gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların avukatı olarak Mahkemesindeki davayı takip ettiğini, sözlü anlaşma uyarınca dava değerinin %10'u oranında vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırıldığını, davanın aleyhlerine sonuçlandığını, yaptığı hiçbir masrafının da ödenmediğini ileri sürerek, masraf ve vekalet ücreti alacağı 30.000 YTL'nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın aleyhlerine sonuçlandığını davacının maktu ücret alacağını savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen davada davalı Mehmet Bahadır, davacı aleyhine, icrada tahsil edilen paradan ödenmeyen 4.321.00 YTL'nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın 23.713.00 YTL, birleşen davanı 10.00 YTL üzerinden kabulüne karar verilmiş; taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyizi itirazlarının reddi gerekir.
2- Avukatlık Kanunu'na 13.1.2004 tarihinde 5043 Sayılı Kanun ile eklenen geçici 21. maddeyi Anayasa Mahkemesi 08.02.2008 tarihinde iptal etmiştir. Bu durumda avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklara, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi yoktur. Davacı avukat, davalıların davasını 30.11.2000 tarihinde görev üstlenerek takibe başlamıştır. Öyle olunca o tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu'nun, 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereği, yine o tarihteki yürürlükte olan Asgari Ücret Tarifesine göre ücretin belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan şekilde Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre vekalet ücreti hesaplanması gerekirken yanlış şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerini ödenmesine, 06.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy