(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dahili davalılar Dilek Akdeniz ve Yeni Can Özel Sağlık Hizmetleri Şirketi yönünden kabulüne diğer davalılar yönünden reddine, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Dilek Akdeniz avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, sırt ağrısı nedeniyle 14.7.1999 günü evine yakın olan Özel Can Dispanserine başvurduğunu, nöbetçi doktor Birsen Gölgecioğlu'nun kendisini muayene edip diğer davalı hemşire Derya Oral'a iğne yaptırdığını, tedbirsizlik ve dikkatsizlikle yaptığı iğnenin sağ bacağının sinirlerinin kalçadan itibaren yandığını ve felç olduğunu, alınan Adli Tıp raporunda sakat kaldığının ve uzuv tatiline uğradığının açıklandığını, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla, 1.500.000.000. TL maddi ve 2.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren davalılardan tahsilini istemiş, birleştirilen davada da aynı nedene dayalı olarak 7.426.058.000 TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı Birsen Gölgecioğlu davalının şiddetli böbrek ağrısıyla geldiğini, kendisinin de ağrı kesici iğne yazdığını, iğnenin kendisi tarafından yapılmadığını, sorunun iğneden değil, davacının çok zayıf bedeni yapısından ve iğnenin tatbikinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk hüküm davacının temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, bu kez Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak dahili davalı Dilek Akdeniz ve Yeni Can Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen kararı bu kez davacı ile dahili davalı Dilek Akdeniz temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın, Dairemizce Yüksek Sağlık Şurası raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz, anılan Şura raporunda varılan sonucun hangi maddi verilere dayandırıldığı, davalı doktor tarafından davacıya uygulanması uygun görülen iğnenin somut rahatsızlık itibariyle gerçekten uygun bulunup bulunmadığı bunu tatbiki sırasında her hangi bir mesleki hata ya da ihmalin olup olmadığı, felç sonucunun uygun iğne seçimine ve bunun doğru şekilde tatbikine rağmen meydana gelip gelmediği somut ve denetime elverişli bir biçimde ortaya konulmamış soyut bir değerlendirme yapılmakla yetinilmiştir. Bu haliyle hükme esas alınmasına da olanak yoktur. Öyle olunca mahkemece yapılması gereken iş üniversitelerin Ana Bilim Dallarında Görevli konusunda uzmanlık sahibi başka bilirkişilerden oluşturulacak bir kurula inceleme yaptırılarak davacıya uygulanan iğnenin seçimi ve bunun uygulanmasında herhangi bir mesleki ihmal, tedbirsizlik ya da dikkatsizlik bulunup bulunmadığı açık denetime elverişli bir tarzda belirlenmesi kusur oranlarının bu çerçevede saptanması ve ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesidir. gerekçesiyle bozulmuş, olmasına karşın bozma gerekleri yerine getirilmemiş, Adli Tıp'tan alınan ve Dilek Akdeniz'i 4/8 oranında kusurlu bulan rapora dayalı olarak karar verilmiştir. Oysa bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak doğar. Davacı ilk kararı temyiz etmiş olmakla mahkemece bozma ilamına uyulduğundan artık bozma gerekleri yerine getirilmelidir, kaldı ki mahkemece alınan Adli Tıp raporunda gerekli özen ve dikkati göstermeyen hemşire Dilek Akdeniz'in kusurlu olduğu kusur oranının 4/8 olduğu açıklanmış, ne var ki davalı Doktor Birsen Gölgecioğlu'nun hangi sebeplerle kusurunun bulunmadığı da tartışılmamış sonuç bildirmekle yetinilmiştir. Bu rapora dayanarak hüküm tesisi olanaklı değildir. Öyle olunca mahkemece yapılacak iş, 7.11.2000 tarihli dairemiz bozma ilamı gereğince işlem yapılmalı, üniversitelerin ilgili anabilim dallarında seçilecek uzman öğretim üyelerinden oluşturularak bilirkişi kurulundan davacıya uygulanan iğne ve ilacın seçimi dozajı ile bu aşamalardan davalı doktor ile davalı hemşire Dilek Akdeniz'in bir kusuru bulunup bulunmadığı saptanmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy