(818 S. K m. 161)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, emlakçı olduğunu ve davalıya ait taşınmazın satılması için davalıyla 25.02.2005 tarihli sözleşme imzaladıklarını, bulduğu müşterilere satış yapmaya yanaşmayan davalının 14.04.2005 tarihli ihtar ile satıştan vazgeçtiğini bildirdiğini, komisyon ücretinden sorumlu olan davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşme şartlarına uymadığını, bulduğu müşteriler hakkında bilgi vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline takip tarihinden itibaren değişken oranda yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 25.02.2005 tarihli sözleşmenin 3-B maddesinde, satıcı davalının emlak komisyoncusu olan davacıya satış bedelinin %2'si oranında ücret ödeyeceği kararlaştırılmış olup, 3/F maddesinde ise emlak komisyoncusunun bulup önerdiği alıcı adayına satış yapmaktan imtina etmesi halinde satıcının %4 oranında ücret ödeyeceği belirtilmiştir. Bu itibarla davalı satıcının asıl ediminin sözleşmenin 3/B maddesi uyarınca %2 komisyon ödemek olup, sözleşmenin 3/F maddesinde yer alan %4 oranındaki kararlaştırmanın cezai şart mahiyetinde olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Davacı, sözleşmede belirtilen satış bedelinin %4 oranındaki ücretinin tahsili için icra takibi yapmış olup, bu talebin cezai şartın tahsili niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ve davalı da tacir olmadığı için sözleşmede kararlaştırılan ve icra takibi ile talep edilen cezai şartın fahiş olup olmadığının BK 161/son maddesi uyarınca mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi, fahiş olduğunun belirlenmesi halinde de takdir edilecek miktarda indirim yapılması zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine 10.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy