(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1995 yılından beri her yıl yenilenen sözleşmeler ile davalının avukatlığını üstlendiğini, davalının 3.02.2006 tarihi itibariyle akdi yenilemeyeceğini bildirdiğini, avukatlık asgari ücret tarifesinin birinci kısım 4. bölümünde 'Kamu Kurum ve Kuruluşlarıyla Özel Kişi ve tüzel kişilerin Sözleşmeli Avukatlarına ödeyecekleri aylık avukatlık ücretinin, tarifede belirlenen aylık ücretten az olamayacağı takip edilen dava, takip ve işlerde tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücreti yıllık avukatlık ücretinin üzerinde olduğu takdirde aradaki eksik miktar avukata ayrıca ödenir." hükmü gereğince davalının bu hükme riayet etmeyerek takip edilen dosyalardan doğan fark vekalet ücretini ödemediğini ileri sürerek fazla hakları saklı şimdilik 6000 YTL vekalet ücret alacağının tahsilini istemiş davasını ıslah ile de 33.238.35 YTL ücret alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının avukat olup imzaladığı sözleşmenin sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu, sözleşme ile kararlaştırılan ücretin davacıya ödendiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1995 yılından başlamak üzere 2003 yılı da dahil geçerli avukatlık sözleşmeleri gereğince davacının, davalı kurumun sözleşmeli avukatı iken sözleşmenin 5. maddesi gereğince 3.2.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğinin davacıya bildirildiği, davacının bundan sonra aylık ücretinin tarifenin altında kaldığından bahisle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen ilk sözleşme 15.10.1995 tarihli, ikinci sözleşme 1.1.1997 tarihli, üçüncü sözleşme 1.1.1999 tarihli olup, her yıl yenilenen sözleşmelerle, davacıya sözleşme feshine kadar sözleşmelerde kararlaştırılan ücretleri ödenmiş, davacının bu ücretlere bir itirazı olmadığı gibi bu ücretlerin ödenmediğine dair bir itirazı ve talebi de yoktur. Davacının alacağına dayanak yaptığı dosyalar ise 2002,2003 ve 2005 yıllarında açılan takip ve dava dosyaları ile ilgili olup, davacıya davalı adına yapacağı iş ve diğer hizmetler için aylık ücret ödendiği de sabittir. Sözleşmede yazılı ücreti alıp kabul eden davacının sözleşmenin feshinden sonra kararlaştırılan ücretin asgari ücret tarifesinin altında kaldığından bahisle talep hakkı yoktur. Aksinin kabulü M.K. 2. maddesindeki iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, 21.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)