(5464 S. K. Geç. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan almış olduğu kredili bankomat kartına ilişkin borcunu zamanında ödeyemediğini, aleyhine başlatılan takip devam etmekte iken 1.3.2006 tarihinde 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun yürürlüğe girdiğini, yasadan yararlanmak amacıyla 27.3.2006 tarihinde bankaya başvurduğunu ancak herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek, borcunun anılan yasa çerçevesinde hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, eda davası açılması gereken hallerde tespit davası açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredili bankomat kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle, 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı yasadan yararlanmak amacıyla açılmıştır. 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun geçici 4. maddesinde; kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış, ya da 31.1.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış gün içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek, borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti peşin ödemeleri şartıyla, son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip, dava masraf ve harçları, vekalet ücretiyle birlikte on sekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacakları düzenlenmiştir.
Temyize konu davada da, davacı aldığı kredili bankomat kartına ilişkin borcunu ödeyememesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, hakkında icra takibi yapıldığını, 5464 sayılı yasada öngörülen süre içinde davalı bankaya başvurarak borcunun yeniden hesaplanmasını istediğini ancak herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek, borcunun yeniden hesaplanmasını istemiş olup, davacının yasa gereğince borcun yeniden tespitini talep etmekte hukuki yararı mevcuttur. Bu nedenle mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eda davası açılması gerekirken tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiş olması, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 09.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy