(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Hasan Öztürk gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile aralarında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 nolu meskeni satın aldığını, 5000 YTL peşin ödediğini ancak taşınmazın devrinin verilmediğini denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak sözleşme tarihinde ödediği bedel nedeni ile 45.000 YTL nın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ödenen 5000 YTL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, dava konusu taşınmazı noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 8.10.2002 tarihinde davalıdan satın almıştır. Davacı ile davalı arasında yapılan 8.10.2002 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taraflarını bağlayan hukuken geçerli bir sözleşmedir. Taraflar lehine hak ve yükümlülükler doğurur. Davalının sözleşmede yazılı taşınmazın tapusunu veremeyeceği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı dava konusu satıma konu dairenin rayiç bedelini davalıdan isteyebilir. Davalı da bu bedeli ödemekle yükümlüdür. Ne var ki davacı dava dilekçesinde denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödediği bedeli ödeme tarihindeki alım gücünü talep etmiştir. H.U.M.K'nun 74. maddesi gereği taleple bağlı kalınmalıdır. Bu durumda dava tarihi itibariyle ödenen 5000 YTL'nin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödeme tarihindeki alım gücü bulunarak bu bedel mahkemece belirlenen 45.000 YTL rayiç değerden fazla olduğu takdirde davacının talebi aşılmadan bu bedele hükmedilmesi gerekirken, satış sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesi ile satış bedeli olan 5000 YTL'ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy