(818 S. K. m. 21, 249, 264)
Dava: Taraflar arasındaki alacak, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait üç parça taşınmazı şeftali bahçesi haline getirmek üzere, beş parça taşınmazı da alabalık üretim çiftliği haline getirmek üzere 8.11.2001 tarihli 15 yıl süreli sözleşme yaptıklarını, kira bedellerini peşin ödediğini ve ağaçlar dikip tesise ilişkin imalatları yaptığını ancak davalının 15.11.2002 tarihli ihtar ile tek taraflı olarak kira sözleşmelerini feshedip tahliye talep ettiğini ve taşınmazlardan fiilen de el çektirildiğini ileri sürerek, haksız tahliye nedeni ile yapılan imalatlar bedeli, 15 yıllık peşin ödenen kira bedeli ile kar kaybı toplamı olarak şimdilik 42.000 YTL.nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de sözleşmelerin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından, fesih nedeni ile ödenen peşin kira bedeli, yapılan imalatların bedeli ve tahliye nedeni ile gelir kaybı toplamı 58.821 YTL.nin faiziyle davalıdan tahsiline, karşı dava açısından tahliye nedeni ile: konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davalı yapılan kira sözleşmesinin ehliyetsizlik ve gabin nedeni ile geçersiz olduğundan sözleşmelerin bu nedenle iptaline ve feshine karar verilmesini istemiş ve mahkemece, davalının tek taraflı fesih ihbarını davacı kiracının da dava açarak feshi kabul ettiği gerekçesi ile, konusuz kalan karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa davalının davasını ispatı halinde sözleşmeler başlangıçtan itibaren geçersiz hale geleceğinden, mahkemece bu iddialar üzerinde durularak gerekli araştırma yapılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Davacı, 8.11.2001 tarihli 15 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığı taşınmazdan, davalının 15.11.2002 tarihli ihtarı ile tek taraflı olarak fesih iradesini bildirerek, tahliyeyi talep ettiğini ve fiilen de taşınmazdan el çektirildiğini ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davalı tarafından sözleşmenin haksız nedenle feshi halinde, davacı kiracının oluşan menfi zararını talebe hakkı vardır. Yani davacı kiracı dönem sonuna kadar olan kira bedellerini ya da kar kaybı bedelini, talep edebilir. Bu nedenle davacı kiracıya bu kalem isteklerinden hangisini talep ettiği hususu açıklattırılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. ve 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3. bent gereğince bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 09.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy