(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı elektrik idaresinin tarımsal sulama abonesi olduğunu, taşınmazını sattığını ve sulama aboneliğini de diğer davalıya noterde düzenlenen 20.5.2003 tarihli sözleşme ile devir ettiği halde, bu davalının aboneliği üzerine almadığı gibi, davalı elektrik idaresinde adına olan aboneliği iptal ile diğer davalı adına tesis etmediğini bildirip, adına olan aboneliğin iptali ile davalı H. adına devrine karar verilmesini istemiştir.
Davalı M., davacının borcunu kapatıp gerekli evraklarda ikmal edilerek, davacı ve devir edeceğini bildirdiği diğer davalı başvurduğunda abone devri yapılabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı H. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacı ile davalı M. arasındaki tarımsal sulama aboneliğinin iptaline, 20.5.2003 tarihinden itibaren davalı H. adına devir ve kaydına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ile davalı M. arasında tesis edilen 24.07.1998 tarihli, tarımsal sulama amaçlı elektrik satışına ilişkin sözleşmenin iptali ile, davacının devir ettiğini bildirdiği diğer davalı adına devir ve tesis talebiyle açılmıştır. Davacı ile davalı M. arasındaki abonelik sözleşmesi iki tarafa hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Sözleşmede abonenin, aboneliğinin tek taraflı olarak başkasına devir edebileceğine dair bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Öyle olunca her şeyden önce davacı, davalı M.'nin oluru olmadan abonelik sözleşmesini başkasına devir edemez. Aboneliğini devir ettiğini bildirdiği davalı H. ile yaptığı sözleşme davalı M.'yi bağlamaz. Davacının usulüne uygun olarak davalı M.'ye başvurup aboneliğine son verdirmesi, davalı H.'in de yine davalı M.'a başvurup, gerekli belge ve evrakları tamamlayarak abone olması gerekir. Davacı davalı M.'a başvurup aboneliğinin iptal edilmesini istediğini de iddia ve ispat edememiştir. Öyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy