(818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı 2.600,00 YTL limitli kredi kartını 8.3.2003 tarihinde kaybettiklerini, bulan şahısların 25.3.2003 tarihine kadar kullanması sonucu limit aşılınca banka tarafından uyarıldıklarında durumu fark edip bankaya haber verdiklerini, çalan şahısların yakalanıp yargılanıp ceza aldıklarını, üye işyerlerinin kimlik kontrolü yapmaması nedeniyle kartın kullanılabildiğini, sorumlu olmadıkları halde davalı bankanın kendilerine 3.398,00 YTL ödettirdiğini ileri sürerek bu bedelin davalı banka ile kartı kullananlardan ödeme tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, banka kredi kartı sözleşmesi gereğince kartın kaybolması ya da çalınmasından ve bankaya bildirilinceye kadar yapılan harcamalardan kart sahibinin sorumlu olduğunu savunarak davanın husumetten reddini dilemiş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, banka aleyhine açılan davanın reddine, 3.398,00 YTL'nin diğer davalılardan ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, bankanın limit aşımı ikazı üzerine eşine verdiği kredi kartının kaybolduğunu fark ettiklerini, kartı hemen iptal ettirdiğini ancak bulan şahısların o tarihe kadar yaptığı harcamaları bankaya ödemek zorunda kaldığını, kimliksiz kart kullanımından üye işyerlerinin de sorumlu olduğunu ileri sürerek davalı bankayı da hasım göstererek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 1.6.2000 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesinin 5. maddesinde kartın kaybolması veya çalınmasında kart hamilinin derhal bankaya bildirimde bulunma yükümlülüğünün olduğu ve o tarihe kadar olan harcamalardan kart hamilinin sorumlu olacağı, esasen kartın güvenliği ve muhafazasından da kart sahibinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Hal böyle olunca davalı Bankanın, kredi kartı limitine kadar olan harcamalardan sorumlu tutulmasına olanak yoktur. Esasen kartın kaybolmasından ve geç bildirilmesinden dolayı davacının kusurlu olduğu tartışmasızdır. Ancak limit aşımı durumunda bankanın onay vermemesi veya en azından vermeden önce kart sahibini bu konuda uyarması, gerekli onayı aldıktan sonra durumu değerlendirmesi gerekmektedir. Davalı banka, gerekli araştırmayı yapmadan kart limitinin aşılarak kullanılmasına izin vermesi nedeniyle limit aşımı olan kısımdan BK. 98 maddesi delaletiyle BK. 44 maddesi hükmü uyarınca davacı ile müterafik kusurludur. Bu durumda mahkemece limit aşımı olan kısımdan davalı bankanın da müterafik kusurlu olduğu gözetilerek tahsilde tekerrür olmaması hususu da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde banka aleyhine açılan davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy