(1086 S. K. m. 275, 283, 284, 286)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının tarımsal sulama abonesi olduğunu, 170 parsel nolu taşınmaza ektiği pamuk ürününün voltaj düşüklüğü ve elektrik kesintileri nedeniyle yeterince sulanamaması sonucu % 90 pamukta verim kaybı olduğunu, zararının delil tespiti ile belirlendiğini ileri sürerek, zararına karşılık, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 15.000.000.000. TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar dairemizce bozulmuş ve bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı bu davayı açarken yaptırdığı delil tespiti sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanmaları nedeni ile tarlada ekili pamuk ürününü yeterince sulayamadığından bahisle tazminat talebinde bulunmuştur. Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/18 Değişik İş esaslı delil tespiti dosyasında 22.09.2004 tarihli ziraat mühendisi tarafından düzenlenen raporda davacının uğradığı zarar 87.443.500.000.TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Davalının itirazı üzerine mahkemece keşif sonucu, ziraat mühendisi tarafından hazırlanan 28.03.2006 tarihli raporunda davacının dava konusu parselde oluşan zararının 87.443.500.000. TL olarak hesaplandığı, davalının itirazı üzerine Harran Üniversitesi'nden ziraat mühendisi Osman tarafından hazırlanan 19.06.2006 tarihli raporda davacının oluşan zararı 27.713.217.600. TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve dairemizce, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti sonrası düzenlenen, davacı tarafça itiraza uğramayan tespit raporundaki veri ve değerlerin üzerine çıkılarak hesaplama yapıldığı bu rapora dayanılarak hüküm kurulmakla da talebin aşıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, ziraat mühendisi Osman'dan 24.02.2007 tarihli ek rapor alınmış, davacının zararı 15.029.340.000. TL olarak hesaplanmış, taraflar hesaplamalarda hata yapıldığını ileri sürerek itirazları doğrultusunda yeniden hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmadan, tazminat hesabı yönünden bilirkişi raporlarının talebi karşılamaktan uzak ve yetersiz olduğu, yeniden rapor alınmasının fayda sağlamayacağı gerekçesi ile re'sen hesaplama yapılarak davacının davalıdan talep edebileceği gibi zararı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulmakla orada açıklanan biçimde araştırma ve inceleme yapılması ve gene orada benimsenen hukuki esaslar uyarınca karar verilmesi konusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Olayda, mahkemece önce bozmaya uyulduğu halde az önce açıklanan hukuki esaslara aykırı olarak karar verilmiştir.
HUMK'nun 275. ve devamı maddelerinde bilirkişilik müessesesi düzenlenmiş olup, anılan 275. maddede, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286. maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor çelişkili ise, mahkeme HUMK'nun 283. maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi 284. maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınabilir. Tamamen teknik bir konu olan zarar hesabı ile ilgili bu davanın, hakimin hukuki bilgisi ile çözülecek davalardan olmadığı, ayrıca dosyada aldırılan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerekirken, kendisinin bilirkişi yerine geçerek re'sen yaptığı hesaplama sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy