(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmündavalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı M. K. vekili avukat A. D. ve diğer davalı vekili avukat M. Ş. gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, muayene için gittiği davalı hastanede multinodüler guatr teşhis edilmesi üzerine diğer davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ameliyat sırasında davalı doktorun özensizliği nedeniyle ses tellerinin kesilmesi sonucu sesinin kısık ve boğuk bir hale geldiğini, zamanla düzelir denilmesine rağmen iyileşme olmadığını, gıda dağıtımı ve pazarlamasıyla uğraştığını, kısık, boğuk ve komik ses nedeniyle işini yapamaz hale geldiğini, telefonla konuşamadığını, ikna ve pazarlama kabiliyeti kalmadığını, zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 20.000,00 YTL maddi ve 20.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.2.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 61.787,09 YTL'ye çıkartmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 61.787,09 YTL maddi tazminatın ve 5.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 20.000,00 YTL maddi tazminatın tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 21.2.2006 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle talebini 41.787,09 YTL daha arttırmıştır. Kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek kabul edilen maddi tazminatın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 437/8 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm başlıklı kısmının 1 nolu bendinin 1. satırında yazılı 61.787,09 YTL rakamlarının karardan çıkartılmasına, yerine 20.000,00 rakamlarının yazılmasına, cümlenin sonuna gelmek üzere ıslahla arttırılan 41.787,09 YTL'nin ıslah tarihi olan 21.2.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün açıklanan şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 18.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy