(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, davalı sigortalının şirket tarafından verilen malzemeler kullanılarak tedavi edildiğini, malzeme bedellerinin ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, tedarikçi firmaların kuruma sağlayacağı malzemede fiyat farkı olursa bunu ödemeyi taahhüt ettiğini, fiyat farkından dolayı kurumun alacağı olduğunu, Ankara 2 Nolu DGM'de davasının bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Z. için açılan davanın reddine, davalı kurum için kısmen kabulüne, bilirkişi raporuna göre 5.074,00. YTL alacak için itirazın iptaline, asıl alacağın % 40'ı oranında inkar tazminatına hükmedilmiş; karar, davalı kurum tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalıya bağlı sigortalı hastaya vermiş olduğu tıbbi malzeme nedeniyle bedellerinin ödetilmesi için eldeki davayı açmış, davalı davacının kendilerine fiyat farkından borcu olduğunu, fahiş fiyatla malzeme satıldığına ilişkin ceza davasının bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Sosyal Sigortalar Kurumu'nda neşter operasyonu adıyla bilinen soruşturma nedeniyle davacı şirketin de adının geçtiği anlaşılan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2004/220 E. sayılı dosya ile kamu davası açılmış olup, henüz derdest olduğu, davasına dayanak olarak gösterilen olayların, davalının savunmasında bildirdiği hususları da kapsadığı görülmektedir. B.K.'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlayacağından, bu dava yönünden ceza mahkemesinde açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek adı geçen ceza davası bekletici sorun yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 15.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy