(4721 S. K. m. 2, 6) (818 S. K. m. 41, 42, 43, 55, 98, 100) (1136 S. K. m. 164)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün suresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinden bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 157,33 YTL kalan harcın davalı Tepe Savunma A.Ş.'den alınmasına, 157,33 YTL kalan harcın davalı Carrefoursa A.Ş.'den alınmasına, 22.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İSTANBUL
5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
ESAS: 2007-48
KARAR: 2007/791
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan ve bu mahkemenin 2006/734 E. ve 2006/950 K. ve 16.11.2006 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememizi gelen tazminat davası ile ilgili olarak mahkememizce yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dilekçesinde; 07.03.2003 tarihinde alış veriş için davalı Carrefoursa Büyükçekmece Haramidere mevkinde bulunan marketine otomobilleri ile alışveriş için gittiklerini, aracın market otoparkına park edildiğini, alışverişlerini yapıp döndüklerinde araçların sol arka camının kırılmak sureti ile arka koltuk yatırılarak garaj içerisinde bulunan Smartbook laptop bilgisayar, Smartbok 4 serisi pilin alınmış olduğunu, ayrıca sol arka camın kırılmış olduğunu, çalınan bilgisayar, pil ve otomobilin olay sonrası değişen anahtar şifresi, alarm kumanda şifresi, ev ve iş yerlerine ait anahtarlar, çanta, Casio marka el data bankı muhtelif evrak çantası için toplam 3.915,00. YTL maddi zarar ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile çanta ile birlikte kaybolan doktora tezi için 500,00. YTL olmak üzere toplam 4.415,00. YTL tazminatın yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı Tepe Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş. vekili dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.2002-28.02.2003 tarihleri arasında Haramidere Carrefoursa Ticaret Merkezinin özel güvenliğinin sağlanmasını üstlendiğini, alışveriş merkezinin güvenlik alanının içinde yer alan otoparkın güvenliğinin sağlanmasının asıl olarak Carrefour'un kendi güvenlik elemanlarına ait olduğunu, oto parkın bir çok yerinde bulunan araçların içinde değerli eşya bırakılmamasına dair tabelalara rağmen aracın içinde Laptop ve iki adet evrak çantası gibi değerli ve hırsızları cezbedici eşyaları bırakan davacıların bu bağlamda son derece tedbirsiz, ihmalkar ve kusurlu davrandıklarını, davacıların araçta çalındığını iddia ettikleri eşyaların tespit edilmesinin mümkün olmadığını belirterek; davanın reddine karar Verilmesini talep etmiştir.
Davalı Carrefoursa Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş. vekili dilekçesinde; Medeni Kanun'un 6. maddesine göre davacının iddia ettiği, hırsızlık vakasının öncelikle ispat edilmesi gerektiğini ancak var olduğu iddia edilen hırsızlığın vukubulduğunu ispat edilebilecek hiçbir delilin dosyada bulunulmadığını, davacıların aracının park etmiş olduğu otoparkın halka açık giriş çıkışın serbest ve ücretsiz olduğunu açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, olaydan dolayı sorumlu olamayacaklarını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davalı alış veriş merkezinin hizmet ve güvenlik alanına Park edilen araçta meydana gelen hırsızlık nedeni ile kaybolan eşya ve zarara uğrayan araçla ilgili hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava, Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş, karar Yargıtay'ca konunun 4077 sayılı yasa kapsamında olduğundan bahisle bozulmuş ve mahkemece görevsizlik karar verilerek dosya süresinde mahkememize gelmiştir.
Davacı delil olarak tanık beyanları, olayla ilgili Yakuplu Jandarma Karakoluna yapılan başvuru ve bu karakolda tutulan tutanak ile savcılık hazırlık evrakı ve kaybolan eşyalarla ilgili bir kısım faturalara dayanmıştır.
Görevsiz mahkemece delil olarak gösterilen belgeler celp edilmiş, tanık dinlenmiş, ayrıca talep edilen tazminat ile ilgili hesap yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Görevsiz mahkememizce dosya üzerinde yapılan bilirkişi inceleme sonucunda; İnş. Y. Mühendisi A. Erban Bakırcı, 17.03.2005 havale tarihli, ayrıntılı, gerekçeli ve dosyadaki delillere uygun olarak düzenlediği raporunda; davacıların çalındığını iddia ettiği faturalandırıldığı Smartbook taşınabilir bilgisayarı 2.400.000.000 TL smartbook 4 serisi yedek pil 200.000.000 TL, reno-scenic marka aracın arka kapı camı takılması 175,475,782. TL daevo marka kapı ve kontak anahtarı yapılması 100.300.000 TL, K-9 Clasik kumanda için 30.000.000 TL, doktora tezi çalışması materyal toplama 500.000.000 TL ev ve iş yeri anahtarının değiştirilmesi 40.000.000. TL pier cardin evrak çantası 50.000.000.TL, diğer evrak çantası 25.000.000. TL, Casio data bank 65.000.000 TL, ehliyet, ruhsat, nüfus cüzdanı yenilenmesi 230.000.000. TL diğer masraflar 70.000.000. TL harcamasının normal olduğunun kabulü edilmesi gerekeceği ve böylece toplam kaybın 3.885.790.780. TL olacağını açıklamıştır.
Davacılar tanığı beyanında; davalı alış veriş merkezinin otoparkına park edilen aracın sol arka camının kırılarak aracın bagajında bulunan evrak çantası, laptop ve çeşitli eşyaların alınmış olduğunu fark ettiklerini beyan etmiştir.
Toplanan tüm delilerle, olay günü davacıların Carrefoursa alış veriş merkezinin Haramidere şubesine gittiği, aracın alış veriş merkezinin otoparkına park ettiği, yaklaşık bir saat kadar alış veriş yaptıktan sonra otoparka döndüklerinde aracın sol arka camının kırılarak, aracın bagajında bulunan evrak çantası, laptop ve çeşitli eşyaların çalındıklarını fark ettikleri gerek savcılık ve karakol kayıtları, gerekse dinlenen tanık beyanlarına göre sabittir. Bu olayda, öncelikle alış veriş merkezi olan Carrefoursa yönetimi kusur ve sorumlulukları bulunup bulunmadığı üzerinde durmak gerekmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki, tüm davalılara yüklenmek istenen kusur ve sorumluluk, Culpa'ın Contrahiende, sözleşmeleri sırasında işlenen kusura dayanmaktadır. Burada henüz sözleşme kurulmadığı için dar anlamda bir haksız fiil sorumluluğundan söz edilebilir. (Hüseyin Hatemi Sözleşme Dışı Sorumluluk CM Ist.1993 SH. 4.B), ihlal edildiği ileri sürülen yükümlülük asli borç ilişkisi ile ilgisiz olup, sadece iş yeri sahibinin müşterinin zarara uğramaması için özen yükümüne uymamasından doğan bir borç ilişkisi doğmaktadır. Buradaki sorumluluğunun temelini MK. nun 2. maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kurallarının oluşturduğu söylenebilir. (Dr. Mustafa Kılıçoğlu sorumluluk hukuku 0. 1 sh. 3) Böyle olunca, doğan zararın üçüncü kişilerin omuzlarına yıkılarak denkleştirilmesi yoluna gidilirken dikkatli olunmalıdır. Roma hukuku ile müşterek hukukun esaslarını benimseyen Borçlar Kanunumuz kusur prensibine (culpa prensibine) dayanmakta olup, buna göre zararın başkasına yükletilmesinin koşulu kusurdur. Hukukta gerçekleşen zararla sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine genel anlamda illiyet bağı denilirdi. Davacıların doğan zararı ile davaların işlemleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı takdirde sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, davalı Carrefoursa'nın güvenliğinden, diğer davalı Tepe Savunmanın sorumlu olduğu tartışmasızdır.
Her ne kadar Canefoursa ile Tepe Savunma şirketi arasında savunma hizmetinin Tepe Güvenlik A.Ş. tarafından sağlanacağı yönünde yapılmış bir sözleşme dosyaya sunulamamış ise de; mağazanın yeni açılmış olması ve geçiş süreci içerisinde taraflar arasında güvenlik hizmetinin verileceği yönünde sözlü bir anlaşma olduğu anlaşılmıştır. Bu husus gerek Carrefoursa, gerekse Tepe Savunma şirketlerinin vekillerinin de kabulündedir. Bu konuda davalılar arasında bir ihtilaf yoktur. Burada üzerinde durulmak gereken diğer bir konuda Tepe Savunma ile Carrefoursa arasındaki ilişkinin niteliğidir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak davalı Tepe Savunmanın davalı Cerrefoursa'ya ait alış veriş mağazasının güvenliğinden sorumlu olduğu tartışmasızdır.
Olaya Carrefoursa yönünden bakıldığında, alış veriş merkezinin sahibi olduğu için müşterilerine ortak alanlar ile ilgili güvenlikte dahil hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, alış veriş merkezinin güvenliğini sağlamak için anlaştığı güvenlik şirketi de kendi aralarındaki sözlü anlaşma ile merkezin güvenliğinden sorumlu hale gelmiştir. Carrefoursa dava konusu olayın vuku bulduğu alış veriş merkezinin sahibidir. Hatta bu alış veriş merkezindeki başka şirketler tarafından işletilen mağazalarında kiralayanı olarak bu yerde sorumluluğu yardır. Ayrıca alış veriş merkezinin önündeki açık otopark ile altındaki kapalı otoparkında sahibidir. Üstelik dava konusu olayın vuku bulduğu Haramidere'de bu otoparklara Carrefoursaya gelen müşteriler dışında başka kişilerin araç koymaları mümkün değildir. Çünkü Carrefoursa Haramidere mağazasının etrafı tamamen mesken ve iş yerinden uzak açık alan üzerinde kurulmuş, bir yerdir. Bu nedenle mağazaya gelenlerden başka kişilerin bu otoparktan istifade edebilme imkanı yoktur. Burada Carrefoursa'nın sorumluluğu B.K.nun 100. maddesindeki bir borcun ifa edilmesi veya bir hakkın kullanılması bağlamında bir kimsenin yardımından yararlananları o yardımcının borcu ifa yapa hakkı kullanma eylemi arasında alacaklıya verdiği zararlardan ötürü sorumlulukla ilgili maddesi gereğince doğmaktadır. Bunun yanında B.K.nun 55. maddesinde de adam çalıştıranların sorunluluğuna ilişkin hükümler çerçevesinde sorumlu tutulması gerekmektedir.
Diğer davalı Tepe Savunma yönünden olay incelendiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre özellikli sıradan bir alış veriş merkezi olmayan Carrefoursa'nın alış veriş için gelen müşterinin mal ve can güvenliğini, özellikle kendi muhafazasına terke dilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak zorunda bulunmasına göre, bu davalının kusursuzluğu yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. Ancak bir kişinin zarara kendisinin kusuru ile sebebiyet vermesi halinde zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir. Kaldı ki, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz. Ne var ki zarar görenin ağır kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta değil ise, hemen illiyet bağının kesileceği sonucuna varılamayacağı doktrinde (Dr. M. K. Sorumluluk Hukuku C.l sh 326) kabul edilmekte ve bu durumda tazminattan indirim yapılması gerektiği benimsenmektedir.
Somut olayımızda, davacı değerli olan eşyalarını aracın bagajına koyarak kapılarının kilitleyerek kendi üzerine düşen edimini yerine getirerek, kolayca çalınma imkanını yaratmamış ve aracının muhken bir şekilde otoparka bırakmıştır. Buna karşılık açık otoparkta bulunan aracın sol arka camı kırılmak sureti ile eşyaları çalınmıştır. Olayın meydana geldiği yer olan açık otopark herkesin mağazaya giriş yaptığı mağaza kapısının önünde bulunan göz önünde olan bir yerdedir. Söz konusu otoparkta gerek davalı alış veriş merkezi, gerekse özel güvenliği sağlayan diğer davalı şirketin elamanlarınca her an kontrol altında bulundurulması ve bu hizmetlerin müşterilerin rahat ve huzurlu bir ortamda alış veriş yapmalarını sağlamak amacı ile yapılması gerekmektedir. Bu itibarla ve müşterilerin güvenliği ile ilgili her türlü tedbiri alması gereken davalı alış veriş merkezinin ve güvenlik şirketinin gerekli denetimleri yapmayarak olayın meydana gelişinde hizmet kusuru olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu nedenle mahkememize her iki davalının da olaydan dolayı kusurlu bulunduğu kanaatine gelmiştir.
Böylece toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; olaydan dolayı davacıların toplam 3.885.79. YTL maddi zararların meydana geldiği kabul edilerek açılan davanın kısmen kabulüne, 3.885.79 YTL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilemesine, fazla istemin reddine karar vermek gerektiği konusunda mahkememize yeterli kanaat gelmiştir.
Bilirkişi raporu dosya içerisine celp edilen, Jandarma evrakları fatura ve diğer belgeler ile tanık anlatımları sonucu davacının taşınabilir bilgisayar, araba kapı anahtarları temini, cam takılması, araçtan çalınan eşyalarla ilgili belgelere ve doktora tezinin hazırlanması, materyal toplama ve diğer kırtasiye işlemleri için davacının toplam maddi kaybının 3.885,79 YTL olduğu anlatılmıştır. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde çalındığı iddia edilen eşyalar için toplam 4.415,00.YTL talep etmiş ise de; bilirkişi raporu çerçevesinde her bir kalem için istenilen miktarın fazla olduğu belirtilmiş ve tüm kalemler için istenebilecek değerler belirlenmiştir. Bu nedenlerle bilirkişi raporunda belirtilen miktarın hak ve nesafete uygun olduğu bu miktarın kabulüne, fazla talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1- Davanın kısmen kabulüne, 3.885.79. YTL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilemesine, fazla istemin reddine,
2- Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 209,83. YTL harçtan yargılama sırasında yatırılan 104,96. YTL'nin mahsubu ile kalan 103,87. YTL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline,
3- Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 466,30. YTL ücreti vekaletin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
4- Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 200,00 YTL'nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5- Davalılar tarafından yapılan 40,00. YTL tebligat gideri, 4,00. YTL tezkere gideri, 150,00. YTL bilirkişi ücreti, 0,60. YTL dosya kartonu olmak üzere toplam 194,60. YTL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesap edilen 163,00. YTL'sinin müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesin, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ilişkin kararın tebliğden itibaren 15 günlük süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekili Av Ergün Savaş ile davalı Carrefour vekili Av. Sait Aygün ve davalı Tepe Savunma vekili Av. Gökmen Ergür'ün yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 20.11.2007 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy