(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 9) (YHGK. 05.11.2003 T. 2003/13-640 E. 2003/627 K.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalının avukatı olduklarının 14.12.2002 ve 20.10.2003 tarihli sözleşmeler gereği davalının Asliye hukuk ve Kadastro Mahkemesindeki davalarının takip ettiklerini, karar aşamasına gelindiğinde davalının kendilerini haksız olarak azlettiğini, sözleşme gereği ücretin tamamına hak kazandıklarını, tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmişlerdir.
Davalı, icrada yetkiye, borca ve faize itiraz ettiğini, takibin ikametgahı olan Bakırköy İcra Dairesi'nde yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede davalı adresinin Kadıköy olarak belirtilmesinin yetkili yer mahkemesi tayininde esas alınamayacağına ve borçlunun İcra Dairesi'ne yaptığı yetki itirazının doğru olduğuna dayanılarak yetki itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- HUMK'un 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisin kabul edebilecekleri belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi karalaştırmış olmaları, HUMK'un 9. maddesi uyarınca genel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 05.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Somut olayda davalının ikametgahı İstanbul'da bulunduğundan ve sözleşme gereği İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olacağı kabul edilmiş olduğundan İstanbul Mahkemeleri yetkilidir. Bu durumda icra takibinin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakma yetkisine sahiptir. O halde mahkemece davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 14,00.-TL. temyiz harcının istek halinde hem davacıya hem de davalıya iadesine, 28.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤
Full & Egal Universal Law Academy