(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164, 165)
Dava: Davacı, avukat olduğunu, davalı belediyenin diğer davalı ile ihtilafa düşüp kendisinden hukuki yardım talep ettiğini, 07.12.2006 tarihinde davalı belediyenin vekilliğini üstlenerek davalı aleyhine 637.500.-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığını, icra takibine davalı tarafın itiraz etmesi üzerine durduğunu, ancak davalı belediyenin takip borçlusu diğer davalı ile anlaşarak sulh olduklarını, vekalet ücretinin davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek vekalet ücreti alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatlarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı avukatın vekalet ücretine ilişkin alacağının davalılar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile neticelenmesi nedeniyle, sulh olunan miktar olan 37.500.-TL. üzerinde, takip tarihi itibariyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi olmadığı da gözetilerek 3.800.-TL alacağı olduğu kabul edilerek, 3.800.-TL. asıl alacak yönünden itirazın iptaline, asıl alacağın % 40'ı üzerinden icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan I... Isparta A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı avukatın, davalı belediye başkanlığı vekili olarak, diğer davalı aleyhine yaptığı icra takibinde vekil olarak temsil ettiği takipte tarafların sulh oldukları dosya içeriği ile sabittir. Bu durumda Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi gereğince her iki davalı davacı avukata karşı takibe konu miktar üzerinden müteselsil sorumludur. Davacı ile davalı belediye başkanlığı arasında ayrı bir ücret sözleşmesi olmadığına göre davacı icra takibine konu miktar üzerinden ve Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesindeki oranlar üzerinden vekalet ücreti isteyebilir.
Sonuç: Mahkemece bu yasal düzenleme karşısında vekalet ücreti hesaplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken sulh olunan miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy