(818 S. K. m. 390) (1136 S. K. m. 174)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın hükmün kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı, azlin haklı olduğunu, ödenen paranın dışında hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 8.000 YTL.nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Avukatlık Ücret Tarifesi gereği haksız azil nedeniyle oluşan vekalet ücretinin tahsili için eldeki davayı açmış, davalı azlin haklı olduğunu, özellikle 2003/137 esas sayılı dosyada arka arkaya ve sık sık mazeret dilekçeleri vererek görevini yerine getirmediğini, hiçbir avukatlık hizmeti sunmadığını savunmuştur. Mahkemece azlin haksız olduğuna karar verilerek hüküm kurulmuştur. Davalı aleyhine 2003/137 esas sayılı dosya ile sözleşmenin feshi ve 14.000 YTL'nin tahsiline ilişkin olarak açılan davada, davacı avukatın davalı vekili olarak 03.05.2004 tarihli davanın reddine ilişkin yazılı dilekçe verdiği, 01.07.2004, 21.09.2004 ve 23.11.2004 tarihlerinde başka işlerinin olduğu gerekçesi ile arka arkaya mazeret dilekçeleri verdiği ve mahkemece 30.03.2005 tarihli karar ile de davalı aleyhine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Vekil, müvekkilinin menfaatlerini korumak ve hukuki bilgi ve tecrübesini adalet hizmetine ve müvekkilinin yararına tahsis etmekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı avukatın arka arkaya geçerli bir neden göstermeden verdiği mazeret dilekçeleri ile BK'nin 390. maddesine göre gerekli özeni göstermediği ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği ve bu nedenle davalının davacı avukatı azletmesinin haklı nedenlere dayandığı anlaşılmaktadır. Haklı azil nedeniyle davacı avukat Avukatlık Kanunun 174/2 maddesi gereği vekalet ücreti isteyemez. Öyle olunca davanın reddi gerekirken mahkemece, azlin haksız olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy