(4077 S. K. m. 4, 30) (818 S. K. m. 202, 205)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıdan aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi gereği sözleşmeden döndüğünü bu konuda açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ayıplı aracı kullanmadığı için araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek uğradığı zarar karşılığı 10.800,00 YTL. nin reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, kendilerinden araç tahsisi için talepte bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında araç satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, aracın ayıplı olması nedeniyle davacı alıcının 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi gereğince sözleşmeden dönerek, satış bedelinin iadesini istediği, bu konuda açılan davada, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 2006/665-2007/106 sayılı dava dosyasında; aracın ayıplı olması nedeniyle bedel iadesine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık davacı alıcının ayıplı araç satışı nedeniyle, günlük işlerini yapmak için kiralamak zorunda kaldığı araç bedellerinin talep edilip edilemeyeceği hakkındadır.
Mahkemece, davacı alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesine rağmen kendisine araç tahsisi için talepte bulunması gerektiği, davacının bu konuda talepte bulunduğunu kanıtlayamadığı, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, sözleşmeden dönen tarafın müspet zarar kapsamında olan araç yoksunluk tazminatı istemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4077 sayılı yasanın 4/2 maddesi ayıplı malın neden olduğu zararlardan satıcıyı sorumlu tutmuştur. Aynı yasanın 30. maddesi bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını öngörmüştür. BK. 202 maddesi yollamasıyla BK'nın 205. maddesinin 2. fıkrası; ...... Satıcı, bunlardan maada alıcıya ayıplı mal teslim etmesinden doğrudan doğruya tevellüt etmiş olan zararı da ayrıca tazmin etmeye mecburdur, 3. fıkrası Satıcı kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer her türlü zararlarını tazmin etmeye mecburdur. düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan davacı zararından sorumludur. Davalılar, toplanan delillerle kusurlu olmadıklarını kanıtlayamadıklarından tüketicinin ihtiyacını karşılamak için araç kiralamak zorunda kalmasından doğan zararı da karşılamakla yükümlüdür. (Tüketicinin Korunması Hukuku Prof. Aydan Zevkliler-Arş. Görevlisi Murat Aydoğdan 2004 Baskı sayfa 133.) Bu bağlamda davacı aracın ayıplı olması ve kullanamaması nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir. Mahkemece, öncelikle davacıdan araç yoksunluğu nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masraflara ilişkin delilleri sorulup, toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı lehine BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy