(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 10.01.1996 günlü adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede ortaklığa konu edilen mal varlığı olarak pide fırını, davalının deposunda bulunan 40 ton çekirdek içi ve yaklaşık 1000.-TL tutarında çek senet verilmesinin kararlaştırıldığını, ortaklıkta 2/3 hissenin davalıya 1/3 hissenin kendisine ilişkin olacağı konusunda da anlaştıklarını, fırını işletmeye başladığını, davalıya düzenli olarak fırının gelirinden payına düşeni ödemesine rağmen davalının ortaklığa konu edilen 40 ton civarındaki çekirdek ile ilgili hiçbir hesap ve kar payı vermediğini, ileri sürerek adi ortaklığın feshine mahrum kaldığı kar payı ve ortaklığa koyduğu sermaye payına karşılık fazlaya ait hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000.-TL.-nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, adi ortaklığa konu edilen 40 ton çekirdek içinin davacının bulduğu müşteriye satıldığını alınan paranın da davacının hissesi oranında davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, davalının ortaklığa konu edilen 40 ton kayısı çekirdeğinin satılıp satış bedelinin davacıya ödendiğine ait iddiasını kanuni delillerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile 40 ton çekirdeğin dava tarihindeki değeri belirlenerek davacının hissesine düşen 26.666,00.-YTL.-nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının davalı ile ortak oldukları, kayısı çekirdeklerini davalının sattığı dosya içeriği ile sabit olduğu gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir. Davalı kayısı çekirdeği satış bedelinden davacının hissesini ödediğini kanuni delillerle kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece kayısı çekirdeklerinin satıldığı gün belirlenip bu satış tarihindeki davacı hissesine düşen kısmın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, 40 ton çekirdeğin dava tarihindeki değerine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 360.00.-TL temyiz harcının istem halinde iadesine, 27.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy