(1086 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin vekilliğini yaptığını, bilahare haklı olarak vekillikten istifa ettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, 7.000.-TL.nın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, şirketin adresinin Kayseri olması nedeniyle Kayseri Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, yetkisizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi ile dava dosyasının Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.'nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı yasanın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin icra edileceği veya davalı ya da vekilinin dava gününde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ait bir düzenlemedir.
Somut olayda, davalı şirketin ikametgahı Kayseri olduğundan, genel yetki kuralı uyarınca Kayseri mahkemeleri yetkilidir. Ne var ki, az yukarıda açıklandığı üzere HUMK.'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin icra edileceği yer mahkemesinin de yetkili olacağına ait özel bir yetki kuralı getirilmiştir. Davacının, vekalet sözleşmesine dayalı olarak Bakırköy İcra daireleri ve mahkemeleri yargı çevresinde akdi icra ettiği cevaba cevap dilekçesine ekli takip taleplerinden anlaşılmaktadır. Yine, davacı avukatın talebi vekalet sözleşmesinden kaynaklanan para alacağına ait olup, BK. 73. maddesi gereğince de aksi kararlaştırılmadıkça borcun alacaklının ödeme zamanında ikamet ettiği yerde ödenmesi gerekir. Öyle olunca, alacaklının ikametgahı, sözleşmenin ifa edileceği Bakırköy'de de icra takibi yapılıp, dava açılabilir. Bu sebeplerle davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken yazılı biçimde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60.-TL temyiz harcının istem halinde iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy