(818 S. K. m. 66, 125) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın zaman aşımı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kızının davalı vakıftan 3 senelik burslu öğrenim hakkı kazandığını, bunun için eşine 17.6.2003 günlü taahhütname imzalatıldığını, kızının Robert Kolejini kazanıp kayıt yaptırması üzerine davalı tarafından gönderilen 28.8.2006 günlü yazı ile başka bir okula kayıt yaptırmak suretiyle taahhütnameye aykırı davranıldığından bahisle 3 senelik öğrenim ücreti 27 355,00.-YTL.nin istendiğini, ödemek zorunda kaldıklarını ancak aynı halde olup ödeme yapmayan başka bir öğrenci için davalı tarafça açılan davanın reddedilip kesinleştiğini, ödedikleri paranın iadesini istediklerini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 27 355.-YTL.-nin temerrüt gününden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödeme gününden itibaren 1 yıl içerisinde dava açılmamış olduğundan davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK 66 maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı 25.6.2009 gününde temyiz ettiği karar için 18.12.2009 gününde mürafaa talebinde bulunmuş olduğundan HUMK 438/1 maddesi uyarınca süresinden sonra istenilen mürafaa talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, kızının vakfa ilişkin okulda burslu öğrenim gördüğünü, taahhütname gereği ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili talebiyle eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanmakta olup, bu tür sözleşmeye dayalı davalarda zaman aşımı süresi aksine hüküm yok ise BK 125. maddesi gereğince 10 yıldır. Dava tarihi itibarı ile 10 senelik zaman aşımı süresi dolmadığından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda birinci bentte açılanan sebeplerden dolayı davacının mürafaa talebinin reddine, ikinci bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 21.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy