(1136 S. K. m. 164) (5411 S. K. m. 14) (Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan T. İmar Bankası T.A.Ş. Nezdinde Bulunan Tasarruf, Ticari Kuruluşlar ve Diğer Kuruluşlar Mevduatının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Ödenmesine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Karar m. 3)
Dava: dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının avukatı olarak İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 2006/1817 esas sayılı dosyası ile tam yargı davası açtığını, dava neticelenecekken davalı tarafından kurumun yaptığı ödeme kabul edilerek davadan vazgeçildiğini, bunun üzerine davalıdan vekalet ücreti talep ettiklerini, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek 9.000 YTL ücreti vekalet alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının hatalı olarak Mersin 1.Asliye Ticaret mahkemesinde dava açtığını, daha sonra İstanbul idare mahkemesinde dava açıldığını, davacının ancak idare mahkemesindeki maktu vekalet ücretini talep edebileceğinden haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, İstanbul 6. İdare mahkemesinde açılan dava konusu alacağın değerinin 65.639,15 YTL olduğunu, avukatlık kanunun 164/4 maddesi gereğince 2006 yılı Avukatlık Ücret Tarifesinin 12. maddesi gereğince dava konusu yapılan değerin tarife üzerinden kademeli olarak hesaplanmak suretiyle davacının 5.618,35 YTL avukatlık ücretini hak ettiğini belirterek, davanın kısmen kabulü ile 5.618,35 YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı avukatın davalının vekili olarak, İstanbul 6. İdare Mahkemesine 2006/1817 esas sayılı dosyada toplam 60.000YTL'nin tahsili istemiyle dava açtıkları, İdare Mahkemesince 30.03.2007 tarihli kararla 16.12.2003 tarih ve 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca davacıya ibraname ve taahhütname alınmak kaydıyla davacıya ödeme yapıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı dava neticeleneceği sırada davalının yapılan ödemeyi kabul ederek davadan vazgeçtiğini, vekalet ücreti ödemediğini ileri sürerek alacağının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının ancak idare mahkemesindeki dava nedeniyle maktu vekalet ücreti isteyebileceğini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle İdare Mahkemesi kararının kesinleşme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti hesaplaması yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. 16.12.2003 tarih ve 2003/6668 sayılı Bankalar Kanununun 14. maddesinin (3) Numaralı Fıkrası Uyarınca Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan T.İmar Bankası T.A.Ş. Nezdinde Bulunan Tasarruf, Ticari Kuruluşlar ve Diğer Kuruluşlar Mevduatının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Ödenmesine İlişkin Esas ve Usuller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının 3.maddesinin (a) bendinin 2. fıkrasında ...hak sahiplerine, ekte yer alan ibraname ve taahhütname alınmak kaydıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödeme yapılacağı... hükmüne yer verilmiş olup hak sahiplerine ödeme yapılması fırsatını doğuran bu hükümden yararlanmanın ön koşulu madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, ibraname ve taahhütname imzalanmasıdır. Bu durum yasal bir zorunluluk olup mevzuata uygun davranarak alacağından vazgeçen davalı aleyhine sonuç doğurması kabul edilemez. O halde davalı, Tarife ile öngörülen vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulamaz. Ancak vekaletin başladığı tarihten, davalı tarafından kendisine yapılan ödeme nedeniyle imzaladığı ibraname ve taahhütname tarihine kadar, davacıların davalıya sağladığı hukuki yardım nedeniyle sarfedilen emek ve mesaiye karşılık hak ve nesafete uygun bir avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiği de kabul edilmelidir. Mahkemece davacı avukatın, davalının vekili sıfatıyla ödeme nedeniyle imzalanan ibraname ve taahhütname tarihine kadar sarfetmiş oldukları emek ve mesaileri değerlendirilerek, davacıların hak ve nesafete göre almaları gereken vekalet ücreti tespit edilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde Tarifeye göre hesaplanan vekalet ücretinden davalının tümüyle sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy