(3065 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı Orman Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne Çevre ve Orman Bakanlığı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı Orman Genel Müdürlüğü avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Orman idaresinden, linyit kömürü çıkarmak için taahhüt senedi düzenlenip davalıya verdiğini, bu taahhüt sebebiyle orman irtifak hakkına sahip olduğunu, taahhütname gereği, irtifak hakkı süresi boyunca geçerli olmak üzere irtifak hakkı bedelinin peşin ödendiğini, ancak davalının Medeni Yasası ve Orman Kanununda yapılan değişiklikleri gerekçe göstererek 2004,2005 ve 2006 yılları için senelik izin bedeli, gecikme zammı ve KDV istediğini, bu talebin sözleşmeye ve kazanılmış haklara aykırı olmasına rağmen işlerin aksamaması için ihtirazi kayıtlı toplam 24.225,20.-YTL olarak ödediklerini belirterek bu meblağın ödeme gününden kanuni faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar husumet itirazında bulunmuş, esasa ait olarak da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulüne dair verdiği karar Orman Genel Müdürlüğünce temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Katma Değer Vergisi Yasası 8/2 maddesi Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV fatura veya benzeri vesikalarla göstermeye hakkı bulunmadığı durumda düzenlendiği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler bu vergiyi ödemekle mükelleftir. Bu husus yasaya göre borçlu oldukları vergi tutarlarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler içerisinde geçerlidir. Bu gibi nedenlerle fazla ödedikleri vergilerini, indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. hükmünü getirmiştir. Kanunun bu hükmü karşısında davalı davacıdan tahsil ettiği KDV vergi dairesine ödemekle yükümlüdür. Davalı kanun gereği tahsil etmemesi gereken KDV.yi tahsil etmiş ancak vergi dairesine ödemişse herhangi bir sebepsiz zenginleşmesi olmayacaktır. Bu halde davacı vergi dairesine ödenen KDV.yi davalıdan isteyemez. Hal böyle olunca davacının davalıya ödediği KDV davalı tarafça vergi dairesine ödenip ödenmediği konusunda gerekli inceleme yapılıp, vergi dairesine ödendiği anlaşıldığı takdirde KDV alacağına ait davalıya husumet yöneltilmeyeceği gözetilmeksizin yazılı biçimde karar ittihazı usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle temyiz eden davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde iadesine, 07.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy