(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 10) (PTT Yurtiçi Havale Ve Posta Çeki Yönetmeliği m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Bitlis ili Hizan İlçesi PTT Bank Şubesindeki kendisine ait posta çek hesabına 20.000 TL para yatırdığını, PTT Bank şube müdürü bir kısım personelin zimmetlerine para geçirerek kaçmaları nedeniyle hesabına yatırdığı paraların geri ödenmediğini, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40 İcra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesine alınmasını istemiştir.
Davalı kurum, ikametgahının Ankara olduğunu, bu nedenle icra ve davada yetkili yerin Ankara mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu bildirerek itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından HUMK'daki genel kurala göre icra takibinin Ankara İcra Dairesi'nde yapılması gerektiği belirtilerek icra dairesinin yetkisi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 01.12.2008 tarihli, 27071 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan PTT Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliği'nin 13/1. maddesine göre, Hesap açtırmak isteyen, herhangi bir PTT merkezine veya PTT Bank İşlem Müdürlüğü'ne başvurarak hesap açma formunu doldurduktan sonra formun katılma taahhütnamesini imzalar. Gerekli kontroller yapıldıktan sonra hesap açılır. Hesabın açılması ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olur. Somut olayda davacının posta çek hesabı bulunduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
O halde, dava, taraflar arasında kurulan sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan itirazın iptali isteğine ilişkindir. BK.'nun 73 ve HUMK.'nun 10. maddesi hükmü uyarınca bu tür davaların alacaklının ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği kabul edilmiştir. Öyle olunca, davacının ikametgahı icra dairesi ve mahkemesi bulunan Mersin İcra Dairesi ve Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin de yetkili olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esası incelenmeli, delil ve karşı deliller toplanmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy