(818 S. K. m. 53)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı davalı ile yapılan 2008 yılı protokolünün, davalı kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiği gerekçesi ile feshedildiğini ileri sürerek haksız fesih kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı eczacının dava dışı doktorlar ile birlikte hareket ederek, hastaların haberi ve bilgisi olmaksızın sahte ilaç kullanım raporları çıkarttıklarını ve bu raporlara istinaden düzenlenen sahte reçeteleri kuruma fatura ederek zarara uğrattıklarını feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının sahteliği gerçekleştiren kişilerle eylem birliği içinde olduğu ya da reçete ve raporların sahte olduğunu önceden bildiği kanıtlanamadığından davanın kabulüne fesih kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı kurumun aralarındaki sözleşmeyi 2 yıl süreyle feshettiğini, feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptalini istemiş davalı ise soruşturma raporu doğrultusunda sözleşmenin protokole göre haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının savunması ispat edilemediğinden davanın kabulüne, fesih kararının iptaline karar verilmiştir. Davalının fesih nedeni olarak bildirdiği kuruma fatura edilen reçeteler ve raporların sahte olduğu iddiasıyla, bu raporları ve reçeteleri düzenleyen doktorlar hakkında resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı ve Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/443 esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, iş bu dosyada sanık olmasa da iddianamede, davacının sahibi olduğu Hakan Eczanesinin de içinde bulunduğu bir kısım eczanelerde unutulmuş ya da bırakılmış olan sağlık karneleri ile hastanelere gelen eczane sahipleri veya eczanede çalışanların talebi üzerine hastaları muayene etmeden rapor ve reçete düzenlendiği iddia edilmiş, bu hususta eczacılar hakkında da ayrı bir soruşturma yürütüldüğü anlaşılmıştır. Hukuk hakimi B.K. 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlıdır. Bu durumda mahkemece eczacılar hakkında yürütülen soruşturma dosyası da getirtilerek davacının dava dışı doktorlar ile eylem ve işbirliği içinde olup olmadığı yada reçete ve raporların sahteliğini önceden bilip bilmediği hususlarının doktorlar hakkında görülmekte olan ceza davası ile birlikte değerlendirilmesi, gerekirse soruşturma dosyası ve ceza davasının neticesi beklenerek, sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA 25.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy