(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı; davalı ile aralarındaki 15.6.2000 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesine göre davalı avukatı olarak açacağı dava ya da icra takiplerinin %15'i oranında ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı müvekkilinin talimatı üzerine 3.şahıs aleyhine Ankara 17.İcra Müdürlüğünde 2005/3388 ve 2005/4200 esas sayılı icra takip dosyaları ile başlattığı takiplere borçlunun itirazı üzerine Ankara 8. İcra Hakimliğinin 2005/1148 esas sayılı dosyasıyla itirazın kaldırılmasını istediğini, ancak mahkemece takip dayanağı belgelerin İİK. 68. Maddesinde sayılı belgelerden olmadığından bahisle davanın reddedildiğini, bunun üzerine itirazın iptali davası açılması gerektiğinin davalı tarafa Ankara 37. Noterliğinin 8.12.2006 tarih ve 20095 yevmiye nolu ihtarı ile bildirilip bu konuda talimat ve masrafın 10 gün içerisinde verilmesini istediğini, davalı tarafça ihtara cevap verilmesinin iptal davası açılmaması şeklinde anlaşıldığını belirterek yaptığı sonuçsuz kalan icra takiplerinden dolayı %15 ücret + KDV olmak üzere toplam 109.234 YTL nin tahsili için Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2006/13420 esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine yaptığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından yürütülen icra takiplerinin kendi hatası yüzünden başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, başarılı olunması durumunda uygulanacak hükümlere göre ücret talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Bilirkişi raporları esas alınarak davanın kısmen kabulü ile "34.617 YTL + KDV ücretin 21.12.2006 tarihi ile 110 YTL + KDV ücret alacağına yönelik davalının itirazının iptaline takibin bu miktarlar üzerinden devamına" fazla istemin reddine, icra inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş; Hüküm, her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının avukatı olarak yaptığı icra takiplerinin davalının kusuru nedeniyle sonuçsuz kaldığını, kendisinin aralarındaki ücret sözleşmesine göre yaptığı işlerden dolayı ücrete hak kazandığını, hak ettiği ücret için davalı aleyhine yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini bildirerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle bu davayı açmıştır.
Dosyanın incelenmesinden davacının davalının avukatı olarak .... adlı şahıs aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünde ilk olarak 2009/3388 sayılı dosya ile 6.7.2005 tarihinde 148.557 YTL için, ikinci olarak yine aynı icra müdürlüğünde 2005/4200 sayılı dosya ile 16.8.2005 tarihinde 468.594 YTL için icra takibi yapıldığı, aleyhine icra takibi yapılan .... adlı şahsın ilk icra takibine 5.8.2005 tarihinde, ikinci icra takibine de 18.8.2005 tarihinde itiraz ederek takipleri durdurduğu, davacı avukatın bu itirazlardan 4 ayı aşkın süre sonra Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesine 23.12.2005 tarihinde müracaat ederek itirazların kaldırılması talebinde bulunduğu, bu talebinin Mahkemece 25.4.2006 tarihinde takip dayanağı belgelerin İ.İ.K.nun 68.maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçesiyle temyizi kabil olmak üzere reddedildiği, bunun üzerinden de uzun zaman geçtikten sonra, davacının 8.12.2006 tarihinde Noterlik kanalıyla davalıya çektiği ihtarname ile itirazın iptali davası açılıp açılmayacağı konusunda talimat ile masrafın 10 gün içinde verilmesini istediği, bu ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine de, ben vekalet ücretini hakettim diyerek davaya konu icra takibini davalı aleyhine yaptığı açıkta anlaşılmaktadır.
Davacı avukattır. Gerek Borçlar Kanununa gerek Avukatlık Kanununa göre üstlendiği işler dolayısıyla müvekkiline karşı özen ve sadakat borcu vardır. Ayrıca avukatlık meslek bilgisine göre de açılması gerek davaları doğru ve yerinde açmak yükümlülüğündedir.
Bir avukatın yaptığı icra takiplerinde takibe dayanak yaptığı belgelerin İİK. 68.maddesinde sayılan belgelerden olup olmadığını bilmesi gerekir. Bu durumda davacının borçlunun itirazı üzerine doğrudan itirazın iptali davası açması gerekirken itirazın kaldırılmasını icra hakimliğinden istemesi yanlıştır. Ayrıca yukarda da belirtildiği üzere davacının, davalının avukatı olarak yaptığı icra takiplerinde borçlunun 5.8.2005 ve 18.8.2005 tarihlerinde icraya itiraz edip takipleri durdurmasına rağmen davacı avukatın itirazın kaldırılması yerine itirazın iptali davası açmayıp aradan 16 ay gibi bir süre geçtikten sonra davalıya belirtildiği şekilde ihtarname çekerek itirazın iptali davası açmak üzere talimat ve masraf istemeside davacı avukatın üstlendiği işlerde gerekli özen ve ihtimamı yerine getirmediği kanaatini doğurmuştur. Davacı ihtarnameden önce davalı müvekkilinden itirazın iptali davası açmak üzere talimat ve masraf istediğini de kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı avukatın üstlendiği dava konusu işlerde gerek yanlışı dava açmak, gerekse süreleri gereği gibi kullanmamak suretiyle davalı müvekkiline karşı özen borcunu yerine getirmediğinde vekalet ücreti talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)