(1086 S. K .m. 275)
Dava: Nejat Turhan vekili avukat M. Kemal Köseler ile Yapı Kredi Bank A.Ş. Vekili avukat S.Selim Ahırlı aralarındaki dava hakkında Ankara 7. Tüketici Mahkemesinden verilen 2.10.2007 tarih ve 318-811 sayılı hükmün Dairenin 16.4.2008 tarih ve 2007/15829-2008/5417 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, kredi kartı borcunu ödeyemediğini, 2002 yılı sonunda 4.664,67 YTL olarak hesabın kat edilmesine rağmen 29.4.2003 tarihinde hesap kat ihtarında borcun 7.884,15 YTL olduğunun bildirildiğini, o kadar kısa sürede borcun bu kadar artmayacağını, 5464 sayılı yasadan yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, ilk taksidin ödendiğini ileri sürerek ödeme planının iptal edilerek borcun yeniden yapılandırılmasını istemiştir.
Davalı, borcunu ödeyemeyince sözleşmenin fesh edilip hesabın kat edildiğini, 29.4.003 tarihinde ihtarname çekildiğini, davacının bu tarih itibarı ile temerrüde düştüğünü, ödeme planının yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bankanın hesabının bilirkişi raporundan daha düşük olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, Karar Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı kredi kartı borcunun fazla çıkarıldığını, 5464 sayılı yasadan yararlanmak için başvuruda bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2005/12935 sayılı dosyasının incelenerek raporun hazırlandığını, oysa davalı aleyhine yapılan takibin Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2003/4477 sayılı icra dosyası olduğu ibraz edilen dosyalar ile anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davacının 5464 sayılı yasadan yararlanmak için yaptığı başvuru tarihi da gözetilerek yeniden bilirkişiden davacı iddialarını karşılar şekilde taraf ve yargı denetimine elverişli rapor aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Daha önce yapılan temyiz incelemesinde bu hususun zuhulen gözden kaçırılmış olduğu bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 16.4.2008 gün 2007/15829 esas, 5417 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme ilamının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy