(2004 S. K. m. 72) (5464 S. K. Geç. m. 5)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın kredi kartı borcu sebebi ile aleyhine icra takibi yaptığını, ancak kendisinin ek kart hamili olup, sözleşmede imzasının bulunmadığını ayrıca fahiş borç çıkartıldığını ileri sürerek, davalıya 16.418.54 YTL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ek kart hamili olup, harcama bedellerini ödemediğini, kanun ve sözleşme hükümlerine uygun olan alacağın tahsili için davacı hakkında icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Davalı bankanın borcun ödenmemesi üzerine davacı aleyhine 28.11.2005 gününde toplam 24.785 TL üzerinden icra takibi yaptığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının 14.6.2007 gününde açtığı menfi tespit davasında, mahkemece 9.9.2008 günlü kararla davacının 4.269 TL borçlu olduğuna karar verilmiştir. Ne var ki, karar gününden sonra 7.7.2009 gününde yürürlüğe giren 5464 S. Banka kartlar ve Kredi Kartları Kanununda değişiklik yapılmasına dair 5915 s.Yasanın 2. maddesi ile 5464 S.Kanuna geçici 5. madde eklenmiştir. Kanunun geçici 5. maddesi 31.5.2009 tarihi itibariyle kart hamiline ödenmesi için ihtar çekilen veya hakkında icra takibi başlatılan kredi kartı borçları için borcun yeniden yapılandırılması için bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda davacı hakkında 28.11.2005 tarihi itibariyle icra takibi yapıldığı anlaşıldığından davacının 5915 S.Kanun ile değişik 5464 S.Kanunun geçici 5. maddesinden faydalanılması konusunda müracaat edip borç ödendiği takdirde bu dava konusuz kalacaktır. Bu halde davacıdan 5915 S.Kanun ile değişik 5464 S.Kanunun geçici 5. maddesi gereği borcun yeniden yapılandırması konusunda talebi olup olmadığının sorulup, talebi olduğu takdirde, bu konuda tarafların delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Yukarda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamadan davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan sebeple davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 01.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy