(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın Aliağa şubesinde maaş hesabının bulunduğunu, davalı bankaya ait kredi kartından dolayı kendisi aleyhinde icra takibi başlatıldığından sonradan haberdar olduğunu, icra takibinden haberdar olmamasına ve takibin kesinleşmemesine rağmen maaş hesabına bloke konularak dava tarihi itibariyle 3.786, 63 YTL'nın icra dosyasına mahsup edildiğini, oysaki icra takibinin kesinleşmediğini belirterek 3.786, 63 YTL'nın faiziyle tahsilini istemiş, 25.8.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 8.133, 88 YTL'na yükseltilmiştir.
Davalı, aradaki ilişkinin takas hükümlerine dayanmadığını, sözleşme uyarınca davacının kredi kartı borcu nedeniyle ücret alacağına bloke koyma haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ıslah talebi de dikkate alınarak, 8.133, 88 YTL'nın faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Her davanın, açıldığı tarihteki şartlara ve duruma göre yürütülerek sonuçlandırılması yasal zorunluluktur. Dava açıldıktan sonra meydana gelen olaylar ve ortaya çıkan sonuçlar o davanın konusu yapılamaz ve bu durumun ıslah ile de temini mümkün değildir. Dava konusu olayda, dava tarihine kadar davacının maaş hesabından kesilen para 3.786,63 YTL olup, davacı bu davada ancak bu miktarı talep edebilir. Eldeki davanın açılmasından sonra yapılan kesintiler ancak ayrı bir dava konusu olabilir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek 3.786, 63 YTL'nin tahsiline fazla miktarın ise usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2 numaralı bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy