(5464 S. K. Geç. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Bankadan aldığı kredi kartı ile yaptığı harcamaları ödeyemediğini, 4822 sayılı Yasadan yararlanmak için müracaat ettiğini, verilen cevap ile fazla borç çıkartıldığını, bakiye borcunun 2.611.894.560 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 4.302.958.669 TL borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında Banka kredi kartı sözleşmesi yapılıp, davacıya kredi kartı verildiği, davacının bu kartla harcamalar yaptığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın davacı aleyhine 25.6.2003 gününde 4.302.958.669 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptığı, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının açtığı iş bu menfi tespit davasında, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki karar gününden sonra 7.7.2009 gününde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka kartlar ve Kredi Kartları Kanununda değişiklik yapılmasına dair 5915 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 5464 sayılı Kanuna geçici 5. madde eklenmiştir. Kanunun geçici 5. maddesi 31.5.2009 tarihi itibariyle kart hamiline ödenmesi için ihtar çekilen veya hakkında icra takibi başlatılan kredi kartı borçları için borcun yeniden yapılandırılması için bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda davacı hakkında 25.6.2003 tarihi itibariyle icra takibi yapıldığı anlaşıldığından davacının 5915 sayılı Kanun ile değişik 5464 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinden faydalanılması konusunda müracaat edip borç ödendiği takdirde bu dava konusuz kalacaktır. Bu halde davacıdan 5915 sayılı Kanun ile değişik 5464 sayılı Kanunun geçici 5. maddesi gereği borcun yeniden yapılandırıp konusunda talebi olup olmadığının sorulup talebi olduğu takdirde, bu konuda tarafların delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Yukarda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamadan davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan sebeple davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 09.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy