(5464 S. K. Geç. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki akdin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunun 2005 Haziran ve Temmuz aylarındaki asgari tutarını ödeyemeyip, temerrüde düştüğünü, daha sonra 5464 S. Kanun kapsamında davalı ile sözleşme imzaladıklarını, davalının yanlış temerrüt tarihi belirleyip fazla borç çıkardığını ileri sürerek sözleşmenin iptaline, ödenen paraların borçtan mahsubuna 7.850, 00 YTL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında banka kredi kartı sözleşmesi düzenlenip, davacıya kredi kartı verildiği, davacının borcunu ödeyemeyip temerrüde düştüğü 5464 S. Kanun kapsamında taraflar arasında sözleşme imzalandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacının 8.6.2006 gününde açtığı tesbit davasında mahkemece 29.3.2007 günlü kararla davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki karar gününden sonra 7.7.2009 gününde yürürlüğe giren 5464 S. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunda değişiklik yapılmasına dair 5915 S. Yasanın 2. maddesi ile 5464 S. Kanuna Geçici 5. madde eklenmiştir. Kanunun Geçici 5. maddesi 21.5.2009 gün itibariyle kart hamiline ödenmesi için ihtar çekilen veya hakkında icra takibi başlatılan kredi kartı borçları için borcun yeniden yapılandırılması amacıyla bir düzenleme getirmiştir.
Somut olayda davacının kredi kartı borcunu ödeyememesi üzerine 5464 S. Kanunun Geçici 4. maddesi kapsamında sözleşme imzalandığı ilk taksit dışında bu borcun dahi ödenmediği anlaşıldığından davacının 5915 S. Kanun ile değişik 5464 S. Kanunun Geçici 5. maddesinden faydalanması konusunda müracaat edip borç ödendiği taktirde bu dava konusuz kalacaktır. Bu halde davacıdan 5915 S. Geçici 5. maddesi gereği borcun yeniden yapılandırılması konusunda talebi olup olmadığının sorulup, talebi olduğu taktirde bu konuda tarafların delilleri toplanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
2- Yukarda açıklanan bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan sebeple davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istem halinde iadesine, 20.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy