(2709 S. K. m. 47) (6762 S. K. m. 23) (818 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat M. M. ile davalı vekili avukat Ş. A.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketin muhasebe işlerini yapmak üzere 5.9.2005 tarihli sözleşme imzaladıklarını, yapılacak 16 aylık iş karşılığı aylık 1.500.-YTL olmak üzere toplam 24.000.-YTL ücret kararlaştırdıklarını, davalının süresi dolmadan haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme gereğince ücretin tamamına hak kazandığını, ancak davalının sadece Mart 2006 tarihinde 1.500.-YTL ödeme yaptığını gecikme faizi, KDV ve bakiye alacak olmak üzere toplam 24.500.-YTL alacağı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 24.500.-YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının görevlerini yerine getirmediğini, bu nedenle talepte bulunamayacağını, şifahi olarak aylık 250.-YTL bedelle anlaştıklarını ve bu bedeli de ödediklerini, davacının sözleşmeyi aralarındaki şifahi anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmede düzenlenen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu nedenle davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, sözleşmede yazılı ücretin sonradan doldurulmuş olmasının kaçınılmaz olduğu, 250.-YTL ücretin makul olduğu, davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 5.9.2005 tarihli sözleşme ile serbest muhasebeci olan davacının davalı şirketin bir kısım muhasebe işlerini bedeli karşılığında yürütmek üzere anlaştıkları sözleşmenin 5.9.2005-31.12.2006 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığı davalı şirketin, oda vasıtasıyla 01.05.2006 tarihli tutanakla ticari defter ve belgelerini teslim almak suretiyle sözleşmeyi feshettiği, davalı şirketin Mart 2006 tarihinde 1.500.-YTL ödeme yaptığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar taraflar arasında da çekişmesizdir. Davacı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan ücretin tamamına hak kazandığını ileri sürerek ferileri ile birlikte 24.500.-YTL alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacı ile şifahi olarak aylık 250.-YTL bedelle anlaştıklarını, buna göre de ücretin tamamını ödediklerini, davacının sözleşmeyi aralarındaki şifahi anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu, ayrıca davacının sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediği için talepte bulunamayacağını savunmuştur. Mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, sözleşmede yazılı ücretin Tarifeye göre oldukça yüksek olduğu sonradan doldurulmuş olmasının kaçınılmaz olduğu, 250.-YTL ücretin makul olduğu, davacının kusuru nedeniyle davalı şirket hakkında verilen para cezası ve yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Mal Müdürlüğünün dosyada mevcut cevabi yazılarına göre davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı şirkete idari para cezası tahakkuk ettirildiği sabit olup, davalı şirketin sözleşmeyi feshi haklı olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. O halde, davacı sözleşme tarihi olan 5.9.2005 tarihinden fesih tarihi olan 1.5.2006 tarihine kadar olan hizmetine karşılık ücret isteyebilir. Taraflar arasında yapılan sözleşmede aylık 1.500.-YTL ücret kararlaştırılmıştır. Anayasamızın 48. maddesi ve BK 19. maddesi gereğince akit serbestisi vardır. Yasada belirlenen sınırlamalar içinde kalmak koşulu ile taraflar istedikleri konularda istediği koşullarda sözleşme yapabilirler. Ayrıca, davalı tacir olup TTK.nun 23. maddesi hükmü gereğince basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır. Bu nedenle sözleşme koşulları tarafları bağlar. Somut uyuşmazlıkta, sözleşmede kararlaştırılan ücret miktarı da tarafları bağlayıcıdır. Hal böyle olunca mahkemece gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sözleşmede kararlaştırılan ücret miktarı esas alınarak sözleşme tarihi olan 5.9.2005 tarihinden tarafından yapılan fesih tarihi olan 1.5.2006 tarihine kadar ücret alacağı hesaplanıp bulunacak miktardan davalı ödeme miktarı ve davacının kusuru nedeniyle davalı şirkete tahakkuk ettirilen idari para cezası miktarları düşülüp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00.-TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin 15.60.-TL alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy