(5464 S. K. Geç. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Bankadan aldığı kredi kartı ile harcamalar yaptığını, bir süre sonra borçlarını ödeyemediğini, ancak davalının geciken ödemelere fahiş faiz uygulayıp, fazla borç çıkararak hakkında icra takibi yaptığını, ileri sürerek, borç miktarının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında Banka Kredi Kartı sözleşmesi yapılıp, davacıya kredi kartı verildiği davacının bu kart ile harcamalar yaptığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın davacı aleyhine 5.1.2007 gününde toplam 2.718,90 YTL üzerinde icra takibi yaptığı, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının, 1.309,88 YTL faiz ile 65.46 YTL BSMV borcu olduğuna karar verilmiştir. Ne varki karar gününden sonra 7.7.2009 gününde yürürlüğe giren 5464 S. Banka kartlar ve Kredi Kartları Kanununda değişiklik yapılmasına dair 5915 s. Yasanın 2. maddesi ile 5464 S.Kanuna geçici 5. madde eklenmiştir. Kanunun geçici 5. maddesi 31.5.2009 tarihi itibariyle kart hamiline ödenmesi için ihtar çekilen veya hakkında icra takibi başlatılan kredi kartı borçları için borcun yeniden yapılandırılması için bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda davacı hakkında 5.1.2007 tarihi itibariyle icra takibi yapıldığı anlaşıldığından davacının 5915 S. Kanun ile değişik 5464 S.Kanunun geçici 5. maddesinden faydalanılması konusunda müracaat edip borç ödendiği takdirde bu dava konusuz kalacaktır. Bu halde davacıdan 5915 S. Kanun ile değişik 5464 S. Kanunun geçici 5. maddesi gereği borcun yeniden yapılandırma, konusunda talebi olup olmadığının sorulup, talebi olduğu takdirde, bu konuda tarafların delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Yukarda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamadan davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına bozulmasına, ikinci bentte açıklanan sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 23.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy