(4077 S. K. m. 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı davalı banka ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalayarak kredi kartı alıp kullandığını, kredi kartı borçlarını düzenli olarak ödemiş olmasına rağmen davalının kendisine borçlarını ödemediğinden bahisle kat ihtarı gönderdiğini, davalıya başvurduğunda kat ihtarının isim benzerliğinden kaynaklandığını bildirdiğini, daha sonra kredi almak için başvurduğunda isminin Kredi Kartları Takip Kurulu'na bildirildiğini ve bu sebeple kendisine kredi verilmediğini ileri sürerek 15.000 YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılıkanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasanın Amaç başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılıkanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içindeyukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ait bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalının davacıya kredi kartı hizmeti verdiği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılıkanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılıkanunun 23. maddesi bu yasanın uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ait olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu halde mahkemece, ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafından temyiz edilen kararın (1) no.lu bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, (2) no.lu bentte gösterilen sebeplesair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istem halinde iadesine, 24.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy