(1086 S. K. m. 38) (634 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı site yönetimi, davalı avukatın, site yönetimine ait aidat ve elektrik paraları alacaklarının tahsili için icra takipleri başlattığını, aralarında yapılan sözleşmeye göre davalı avukatın vekalet ücretinin karşı taraftan alınacak vekalet ücreti ile sınırlı olduğu halde davalının takip dosyalarından tahsil ettiği alacakların bir kısmını ödemediğini ileri sürerek şimdilik 10.000 YTL. nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir,
Davalı, davacı site yönetiminin hükmü şahsiyetlerinin bulunmadığını savunarak husumetten ve esastan davanın reddini, dilemiştir.
Mahkemece, davalı site yönetiminin tüzel kişiliği ve pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı site yönetimi, davalı avukat ile yaptıkları vekalet sözleşmesi uyarınca davacı avukatın sözleşmeye uymadığını, site yönetimi adına takip ettiği dosyalardan tahsil ettiği alacakların bir kısmını iade etmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar, mahkemece davacı site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığı gerekçesiyle ve pasif husumet nedeniyle dava reddedilmiş ise de gerek apartman ve gerekse sitedeki kat maliklerinin bir araya gelerek site yönetimini oluşturmaları ve karar defterine de bu yöneticilerin 3. kişilerle gerek mal alımı, gerekse hizmet sözleşmeleri yapmaları hususunda yetki vermeleri ve yönetimin yaptığı sözleşmeden tüm kat maliklerinin yararlanmaları karşısında bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda husumetin sözleşmede taraf olan yönetime yöneltilebileceği Dairemizce istikrarlı olarak kabul edilmektedir. Bu değişen ve gelişen sosyal ve ekonomik ihtiyaçların bir sonucu olduğu gibi toplu yaşamın getirdiği bir zorunluluktur. Aksi halin kabulü halinde güvenlik hizmetine gereksinim duyulan bir sitede tüm kat maliklerinin topluca bu hizmeti sağlayan sağlayıcı ile sözleşme yapması gibi bir sonuca yol açacağı gözden kaçırılmamalıdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy