(4721 S. K. m. 705)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar asıl davada, murisleri M. A.'ın davalı C. V.'a ilişkin taşınmazlardaki hisselerini noterde yapılan 10.05.2001 günlü satış vaadi sözleşmesi ile satın alıp bedelini ödediğini, ancak davalı C.'ın tapuyu devretmediği gibi hisselerini de başkasına satarak devrettiğini, dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 3000.-TL olduğunu ileri sürerek davalının hisselerinin tapuda ferağa icbar edilmesini, adlarına tescilini, olmaz ise dava tarihi itibariyle bedeli olan 3000,00.-TL.-nın tahsilini istemişler, birleşen davada ise taşınmazdaki davalı C.'a ilişkin hisseleri davalı A. Ö.'in satın aldığını ileri sürerek davalı A. adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı A. Ö. hakkındaki davanın reddine, davalı C. V. yönünden ise tescil talebinin reddine, davacılar murisinin davalı C. V.'a ödediği 550,00.-TL.-nın denkleştirici adalet ilkesi gereği dava gününde ulaştığı değer olan 1.888,02.-TL.nın davalı C. V.'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların davalı A. Ö.'e yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava konusu 393 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazlardaki davalı C. V.'a ilişkin hisselerin 10.5.2001 günlü düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile davalı tarafından davacıların murisine satıldığı ve bedelin davalıca alındığı sabittir. Davacıların murisi ile davalı C. Ö. arasında düzenlenen tapulu taşınmazdaki davalı C.'a ilişkin hisselerin satışına ait sözleşme resmi biçimde yapıldığı için geçerlidir. Sözleşme geçerli olduğu için davacılar davalı C.'a ilişkin hisselerin ikame (rayiç) değerini isteme hakkına sahiptirler. Davalı C.'ın taşınmazlardaki hissesini 31.1.2003 gününde H. B.'a sattığı anlaşılmakta olup, akdin ifası 31.1.2003 gününde imkansız hale geldiği için davacılar taşınmazdaki davalı hisselerinin 31.1.2003 tarihindeki rayiç değerini isteyebilirler. Mahkemece taşınmazdaki davalı C.'a ilişkin hisselerin 31.1.2003 tarihindeki değeri gerekirse keşif yapılmak suretiyle belirlenerek ve taleple de bağlı kalınarak tespit edilecek değere hükmedilmesi gerekirken, geçersiz sözleşmelerde uygulanma imkanı bulunan ve bu itibarla dava konusu olaya uygulanamayacak olan denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenmiş bedele hükmedilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacıların A. Ö.'e yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde iadesine, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy